Main point türkçesi Main point nedir

Main point ile ilgili cümleler

English: Give me the main points now.
Turkish: Şimdi bana ana konulardan bahsedin.

English: What were the main points of Tom's speech?
Turkish: Tom'un konuşmasının ana noktaları neydi?

English: I was able to grasp the main points of the speech.
Turkish: Konuşmanın ana hatlarını kavrayabildim.

Main point ingilizcede ne demek, Main point nerede nasıl kullanılır?

Main : En önemli. Asıl. Temel. Kuvvet. Zor. Baş. Başlıca. Tiyatro sahnesinin ve seyir yerinin tüm ışıklarını besleyen, yüksek dirençli, dışı çok iyi yalıtılmış kalın kablo. Ana boru. Horoz dövüşü.

Point : Nokta. Puan. Sivriltmek. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Uç vermek. Tevcih etmek. Çevirmek. Sivrilmek. İşaret etmek. Ferma yapmak (av köpeği).

And here are the main points : Ve önemli noktalar şunlardır. Ve son haberler veya haber başlıkları bunlardır (esas haberler yayınlanmadan önce televizyon yayınının başlangıcında söylenen).

Main anode : Ana anot.

Main battery : Ana batarya.

Main battle area : Asıl muharebe sahası.

İngilizce Main point Türkçe anlamı, Main point eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Main point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gist : Meselenin ruhu. Öz. Ana çekitler. Anafikir. Asıl. Hulasa. Başlıca fikirler. Özet. Esas anlam.

Main theme : Ana motif. Ana tema.

Substance : Substans. Sağlamlık. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anafikir. Asıl. Özdek. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri.

Distillations : Taktir. Saflaştırma. Öz. Anafikir. Damıtım. İmbikten çekme. Damıtma. Damıtık madde.

Substances : Zenginlik. Güçlülük. Madde. Esas. Sağlamlık. İçerik. Özlülük. Cisim.

Burthen : Yüklenmek. Külfet. Mesuliyet. Yük. Ağırlaştırmak. Sıkmak. Yüklemek. Nakarat. Bir yük koyarak ağırlaştırmak.

Keystone : Kemertaşı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ana ilke. Kilit taşı. Anahtar taşı. Temel taşı. Temel. Göstericinin optik ekseni, görünçlüğün özeğinden aşağıda ya da yukarıda bulunduğu vakit, görüntü çerçevesinin aldığı biçim. Kenet taşı.

Distillation : Damıtma. Distilasyon. Ham protein analiz yönteminin ikinci basamağı. bir sıvıyı önce buhar durumuna getirme ve daha sonra soğutarak yeniden sıvı haline getirerek temizleme. İmbikten çekme. Damıtım. Taktir. Anafikir. Saflaştırma. Öz.

Central idea : Esas nokta.

Gists : Başlıca fikirler. Anafikir. Esas anlam. Asıl. Öz. Meselenin ruhu. Özet. Hulasa.

Main point synonyms : central topic, subject matter, headings, nitty gritty, crux of the matter, heading, keystones.