Marchers türkçesi Marchers nedir

  • Uygun adım yürüyen kimse.
  • Yürüyen.
  • Yürüyüşe katılan kimse.

Marchers ingilizcede ne demek, Marchers nerede nasıl kullanılır?

Marcher : Yürüyüşçü. Uygun adım yürüyen kimse. Yürüyüşe katılan kimse. Yürüyen. Yürüyen kimse.

Marched : Sınır. Yürüyüş yaptırmak. Yürümek. Düzenli adımlarla yürümek. Mart ayı. İlerlemek. Yürüyüş yapmak (topluca). Uygun adım yürümek. Mart. Yürüyüş (topluca).

Marches : Gregoryan takviminde üçüncü ay.

Demarche : Demarş. Girişim. Diplomatik hareket. Diplomatik teşebbüs. Siyasi atılım. Diplomatik girişim.

Demarches : Siyasi atılım. Diplomatik girişim. (özellikle yunanistan'da) ilçe yöneticisi.

Outmarches : Yürüyüşte mağlup etmek. Daha hızlı ilerlemek. Daha hızlı yürüyüş yapmak.

Frogmarched : El ve ayaklarından tutarak yüzükoyun taşımak. Yaka paça götürmek. Kollarını arkasına bükerek yürütmek. Kargatulumba etmek. Kolları arkasında bükerek götürmek. Bir kimseyi kollarını arkasına sıkıştırarak ve bükerek yüzükoyun yürümeye zorlamak.

March in protest : Protesto yürüyüşü yapmak.

March harrier : Kartallar (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, tüyleri kül, kahverengi kanşık, palearktik ve etiyopik bölgelerde ve avustralya'da yaşayan bir tür. Kızıl doğan.

 

March in a military fashion : Askeri düzende yürü.

İngilizce Marchers Türkçe anlamı, Marchers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marchers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inhabitant : Yerli. Yerleşik halk. Oturan kimse (bir yerde). Sakin. Mukim. Oturan. Oturan kimse. İkamet eden.

Individual : Fert. Tekil. Birbirinden ayrı. Özgün. Özel. Bireysel. Kimse. Kişi. Şahsi. Başlıbaşına.

Progressing : İleri gitmek. Devam etmek. İlerlemek. Gelişen. Kalkınmak. Devam eden. Gelişmek.

Walking : Döşeme. Yürüme. Dansçının dans adımlarıyla yürümesi. Canlı. Bir ayak yerden kalkarken öteki ile öne basma kuralına bağlı olarak belli bir uzaklığa yürüyerek ulaşma. bu yolla, belli bir uzaklığa en kısa sürede yürüyerek ulaşmak amacıyla yapılan yarış. Gezme. Asa. Birbiri ardınca, biri yerden kalkarken öteki öne basan ayakla sürekli yer değiştirme; adım atarak istenilen bir yönde yer değiştirme. Yürüyüş (tarzı).

Dweller : Oturan. Kimse. Sakin. İkamet eden veya oturan kimse.

Sagittarius : Yay (astronomi terimi). Yay. Yay burcu. Yay (burcu). Nişançı. Nişançı (astronomi terimi). Yay burcu (astronomi terimi). Kavis. Kavis (astronomi terimi).

Denizen : Oturma izni olan kimse. İkamet eden kişi. Ortama uyum sağlamış canlı. Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse. Oturma iznine sahip kimse. İkamet eden kimse. Sakin. Yerleşmiş yabancı sözcük. Müdavim. Vatandaş.

Indweller : İkamet eden kimse. Oturan kimse. Sakin.

Walkings : Ayaklı. Gezme. Yürüme. Yürüyüş (tarzı). Yürüyüş. Döşeme. Asa.

Habitant : Yerli. İkamet eden. İkamet eden kimse. Sakin. Oturan. Bir yerde oturan kimse.

Marchers synonyms : somebody, marcher, soul, treader, mortal, treaders, someone, person.