Mazı nedir, Mazı ne demek
Mazı; bir bitki bilimi terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi (Thuya).
- Kağnı ve arabalarda iki tekerleği birbirine bağlayan ağaç dingil.
- Hayvansal ve bitkisel asalakların bitkilerde oluşturduğu ur

Yerel Türkçe anlamı:
Kırmızı mısır.
Halı tezgâhlarında, arışın ve dokunan halının sarıldığı ağaçlar.
Selin getirdiği mil.
Dingil
Kağnıda aks görevini yapan parça (Kaman)
Soğan.
Kağnı ya da araba dingili.
Erkekincir.
Kağnı ve arabalarda iki tekerleği birbirine bağlayan, kalın ağaç dingil.
Camdan ya da taştan yapılmış bilye.
Meşe ağacı ve meyvesi.
Değirmen milinin geçtiği 50 cm. çapında, daire biçimindeki ağaç.
Biyoloji'deki anlamı:
Servigiller (Cupressaceae) familyasından, yaprakları karşılıklı ya da çapraz pulsu ve kiremit dizilişli, sürgünleri şişkin, kozalakları dikdörtgenimsi veya konik, pulları ince ve bükülebilen, her pulda beş kadar tohum olan, yaprak dökmeyen çalı ya da ağaççıklar.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
(I) [mazu]
İpağcının üst kısmındaki döner ağaç. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep; Kızılca *Bor -Niğde)
Kilim tezgahının alt ve üst ağaçları. (Kızılca *Bor -Niğde)
Kağnı dingili. (*Posof, *Susuz -Kars; *İspir -Erzurum; Deliilyas Şarkışla -Sivas; Alcılı Delice -Ankara) [mazu] : (Seydiköy -Kütahya; Beyceğiz, Miri *Fatsa -Ordu)
Atarabası dingili. (-Kars)
İngilizce'de Mazı ne demek? Mazı ingilizcesi nedir?:
arbor-vitae
Fransızca'da Mazı ne demek?:
thuya
Mazı hakkında bilgiler
Mazı,
Mazı anlamı, kısaca tanımı:
Mazı meşesi : Mazı üstünde urların oluştuğu bir tür meşe (Quercus infectoria).
Kağnı mazısı : Kağnının iki tekerleğini birbirine bağlayan ve onlarla birlikte dönen, baltayla kabaca yontulmuş kütük.
Mazıdağı : Mardin iline bağlı ilçelerden biri.
Mazılık : Mazı ağaçlarının çok olduğu yer.
Servi : Servigillerden, Akdeniz bölgesinde çok yetişen, kışın yapraklarını dökmeyen, 25 metre boyunda, ince, uzun, piramit biçiminde, çok koyu yeşil yapraklı bir ağaç, andız, selvi, servi ağacı (Cupressus sempenvirens).
Yaprak : Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü.
Almaşık : Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif. İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Yaşı daha az olan. Niceliği az olan. Küçük abdest.
Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
Gövde : Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Bir şeyin asıl bölümü. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Mazı arıları : Bitkilerde, özellikle meşelerde, türe göre değişik biçim gösteren ve genel olarak "mazı" adı verilen yumruların oluşumuna yol açan ufak yapılı arıcıklar familyası; ur arıları, yumru arıları.
Mazı başı : Dingilin, tekerleğin dışında kalan demir çemberle çevrilmiş ucu.
Mazı oya : Yemeni kıyısına yapılan iğne oyası.
Mazı tozu : Tanen.
Mazıbaşı : Çorum şehrinde, Alaca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Mazıcılık : Kağnı dingili yapma işi. Tabaklıkta kullanılan mazıyı satma işi.
Mazıh : Kırmızı yünlü, uzun kuyruklu, sütü bol, eti az bir çeşit koyun.
Mazık : Kısa boylu, cüce. Camdan ya da taştan yapılmış bilye. bk. mazak (I)- Sığırın küçüğü, dana.
Mazıköy : Muğla şehri, Karova nahiyesine bağlı bir yer. Nevşehir ilinde, Ürgüp ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Mazıl kalmak : Tarla sürülmeden kalmak.
Diğer dillerde Mazı anlamı nedir?
İngilizce'de Mazı ne demek? : [GOC Army Headquarters] n. bygone, antecedents, past
n. gallnut, gall, oak gall, arbor vitae
Fransızca'da Mazı : thuya [le], noix de galle
Almanca'da Mazı : die Vergangenheit, der Lebensbaum die Thuja
Rusça'da Mazı : n. туя (F), нарост (M)

Bu kısımda Mazı nedir? Mazı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mazı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mazı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.