Mechanisms türkçesi Mechanisms nedir

Mechanisms ingilizcede ne demek, Mechanisms nerede nasıl kullanılır?

Shuttle mechanisms : Sitoplazmada glikolizis sonucu biçimlenen ve mitokondri zarını geçemeyen nadh+h+’in proton ve elektronlarının mitokondrideki nad ve fad’e taşınmasını sağlayan özel taşıyıcı sistemler. Mekik sistemleri.

Servomechanisms : Servomekanizma. Düşük enerjiyi yüksek enerji hareketine dönüştüren cihaz (özellikle bir geri besleme sistemi ile kendisini otomatik olarak düzenleyen). Servo mekanizması.

Mechanism of action : Etki mekanizması. Etki yolu.

Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.

Actuating mechanism : Tahrik mekanizması.

Bomb release mechanism : Bomba bırakma tertibatı.

Biochemical mechanism : Biokimyasal mekanizma.

Alarm mechanism : Alarm mekanizması. Belli bir olay meydana geldikten sonra alarm zilini başlatan cihaz.

Brake expander mechanism : Durduraç açkısı. Mekanik olarak çalışan durduraçlarda pabuçları iterek durduraç çanağına sürtünmelerini sağlayan buruncuk.

Beater mechanism : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dar film göstericilerinde aralı devinimi sağlayan bir düzenek. Aralı devinim düzeneği.

İngilizce Mechanisms Türkçe anlamı, Mechanisms eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Mechanisms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Geeks : Geek. Moron. Bilim. Bilgisayar veya internet bağımlısı olan kimse. Eblek. Bilgisayar bilgisi olan kimse. Garip hareketler yapan karnaval oyuncusu. Zamanının çoğunu internette geçiren kişi. (bilgisayar, internet) ınternet delisi. Kültürlü.

Movement : Cereyan. Devim. Hareket yapımı. Akım. Kımıldanma. İstidat. Tempo. Taşıma. Hareket. Bağırsakların çalışması.

Chemical process : Kimyasal işleme. Kimyasallar sebebiyle meydana gelen işlem. Kimyasal işlem. Kimyasalların sebep olduğu faaliyetler. Kimyasal süreç.

Sciences : Fen. Fen bilimleri. İlim. Beceri. Bilim.

Workings : Hafriyat. Kazılmış yerler. İşletme. İş. Kazılar.

Mechanics : Hareket bilimi. Makine bilimi. İşleybilim. Eğitim, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Düzenek. Mekanikerler. Cisimlerin devinimleri ve bunları yöneten kural ve yasaları araştıran bilgi dalı. Devim ve denge yasalarını, devindirici güçleri, makinelerin devim ve dirençlerim inceleyen bilim. bu bilime ilişkin. Kuvvetlerin özdekler ve devinimler üzerine etkisini inceleyen doğabilim dalı. Nesne, dizge, özdek ya da taneciklerin özelliklerini, değişkenlerini yer ile zamana bağlı olarak türeten ana kural, denklem, fiziksel yasalar topluluğu (nicem düzeneği, newton düzeneği, sayıtım düzeneği... gibi).

Method : Yordam. Usul. İnceleme konusunun anlıksal düzeyde çoğaltımını yapmaya dayalı dizgesel, düzenli bilgi edinme yolu. Metot. Tarz. Düzen. Yöntem. Rabıta. Bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol. yeni gerçekleri bulmak, bilinen gerçekleri yorumlamak ve açıklamak için tutulan mantıklı düşünme yolu.

 

Functioning : Çalıştırma. İşletilen. Faal. Çalışan. İşlevli. İşler durumda.

Machinery : Düzenek. Makinalar. Makine aksamı. Sistem. Sahnede kullanılan her türlü aygıt. Oluş işleyiş biçimi. Makineler. Makine araç gereçleri. Makine.

Machines : Makine.

Mechanisms synonyms : chemical mechanism, carrying into action, contraptions, science, technical, chemical action, tech, engineering, techniques, technics, carrying out, treatments, biochemical mechanism, technique, chemical change, works, technicals, operations, mechanism, working, technic, contrivances, fitting, execution, operation, performance, machineries, geek, contraption, machine, contrivance, treatment.

Mechanisms zıt anlamlı kelimeler, Mechanisms kelime anlamı

Artifact : İnsan eliyle yapılan şey. İnsan eliyle yapılmış şey. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Yapı. Yapay doku. Yapaylık. İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan yapımı. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Eser.

Immobile : Devinimsiz. Sabit. Kımıltısız. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oynamaz. İmmobil. Devimsiz. Hareketsiz, kımıldamaz, oynamaz. Yerinden oynatılamaz. Kımıldatılamaz.