Meddles türkçesi Meddles nedir

  • Karışmak.
  • Karışmak (birisinin işine).
  • Burnunu sokmak.

Meddles ingilizcede ne demek, Meddles nerede nasıl kullanılır?

Meddlesome : İşe karışan. Her şeye burnunu sokan. İşgüzar. Her işe karışan. Müdahaleci.

Meddlesomely : İşgüzar bir şekilde. Herşeyi burnuna sokarak.

Meddlesomeness : Müdahalecilik. İşgüzarlık. Burnunu sokma eğilimi.

Meddle in : Burnunu sokmak.

Meddle some : Herşeye burnununu sokan. Müdahaleci.

Meddlers : Herkesin işine burnunu sokan kimse. Her şeye burnunu sokan kimse. Burnunu sokan kimse. Karışan kimse. Herkesin işine karışan kimse. İşgüzar.

Intermeddler : Başkalarının işine karışan kimse. Müdahale eden kimse. Burnunu sokan. İşe karışan kimse. Burnunu sokan kimse.

Intermeddling : Burnunu sokan. İşe karışan. Karışmak. Müdahale eden. Başkalarının işine karışan. Burnunu sokmak.

Meddled : Karışmak (birisinin işine). Burnunu sokmak. Karışmak.

Meddle with : Salça olmak. Burnunu sokup berbat etmek. Bulaşmak. Kurcalamak. Lafa karışmak. Burnunu sokmak. Maydanoz olmak.

İngilizce Meddles Türkçe anlamı, Meddles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meddles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Horn in : Maydanoz olmak. Lafa karışmak. Bir işe burnunu sokmak. Salça olmak.

 

City centre : Kent merkezi. Bir kentin, başlıca kamusal ve özel yapılarının, tecim, yönetim ve ekin kuruluşlarının bir araya toplandığı, çok katlı yapıları, yoğun ve devinimli nüfusu ile ilgi çekici kesimi. bk. özbölge, iş bölgesi, iş özeği. Kent özeği.

Butt in : Müdahale etmek. Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. (konuşmada) araya girmek. Lafı kesmek. Maydanoz olmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Araya girmek. Karışmak (birisine).

Blent : Harmanlanmış. Karıştırmak. Karıştırılmış. Kaynaşmak. Harmanlamak. Uyum sağlamak.

Seat : Kıçını tamir etmek (pantolon). Yer. Yerleştirmek. Oturacak yer. Mevki. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. İskemle. Koltuk. Merkez. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm.

Interloping : Müdahale etmek. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi). Başkasının işine karışmak.

Chisel in : Araya girmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Lafa karışmak. Maydanoz olmak. Salça olmak. Lafı kesmek. Sözü kesmek.

Interloped : Başkasının işine karışmak. Müdahale etmek. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi).

Midstream : Nehrin orta yeri. Nehrin ortası.

Meddles synonyms : centre stage, butt in on, storm centre, blend, barged, interfered, interfere, be mixed up in, be confused, area, intermeddling, chime in, heart, city center, amalgamated, intermeddle, centre, barge in, eye, financial center, halfway, country, interlopes, hub, inner city, center stage, amalgamates, admix, be mixed up, midfield, become complicated, butt, be involved in.

 

Meddles zıt anlamlı kelimeler, Meddles kelime anlamı

Peripheral : Dış kenara ait. Çevreye ait. İkincil. Önemsiz. Periferik. Çevre. Çevrebirimi. Çevrel. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çevreyle ilgili.

Terminal : Bir çevrimde üreteç ucaylarını çevrime bağlayan ekleme parçaları. Tren garı. Nihayet. Uç. Bağlantı ucu. Ölümcül. Uçbirim. Ölümcül hastalığın son aşamasına ait. Sonek. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.