Mikrofilament nedir, Mikrofilament ne demek

Mikrofilament; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Aktin, miyozin, ara filâmentler ve ökaryot hücrelerin hücre iskeletini oluşturan iplikler gibi hücre sitoplâzmasında mikroskopla görülebilecek kadar ince ve çeşitli proteinlerden yapılmış iplikler.

Teknik terim anlamı:

Ökaryotik hücrelerin sitoplazmasında bulunan, yapı ve hareketi sağlayan aktinden oluşmuş iplikçikler.

Mikrofilament hakkında bilgiler

Mikrofilamentler (veya aktin filamentleri) tüm ökaryotik hücrelerin sitoplazmasında bulunan hücre iskeletinin en ince filamentidir. Aktinin alt birimleri olan bu çizgisel polimerler esnek ve güçlüdür. Mikrofilamentler çok yönlüdür; hücre kasılmalarında, amipsi harekette ve hücre şeklindeki değişimlerde görev yapar. Tahminen miyozin 2 moleküler motorları tarafından gerçekleştirilen hücre motilitesi esnasında aktin filamentinin bir ucu belirli bir doğrultuda uzanırken diğer ucu kasılır. Ayrıca; miyozinlerin ATP bağımlı kas kasılmasında işlevi bulunan ince filamentlerde aktomiyozin güdümlü kontraktil moleküler motorların bir parçası olarak da görev yapar. Mikrofilamentler ağsı bir yapı gösterirler ve kalınlıkları 7 nm kadardır. Mikrofilamentler hücre içerisinde sayıca az olmasına karşın kas hücrelerinde oldukça gelişmiş bir yapıya sahiplerdir. Kas hücrelerinde iki proteini içeren iki çeşit mikroflament vardır. Birinci mikrofilament aktin adı verilen bir çeşit protein taşır. İkinci mikrofilament ise miyozin adı verilen diğer bir çeşit proteini içerir. İçerdikleri proteinlerle birbirinden farklılaşmış bu mikrofilamentler, mekanik ve kimyasal etkileşimlerle birbirleri üzerinde kayarak içinde bulundukları kas hücresinin hareketini sağlarlar.. Mikrofilamentler aynı zamanda hücre zarının endositoz ve ekzositoz hareketlerini sağlayarak kese oluşturma yöntemiyle hücre içerisine büyük moleküllerin alınmasını sağlarlar.

 

Mikrofilament anlamı, tanımı

Mikrofil : Atkuyrukları gibi tohumsuz bitkilerde bir tek damarlı doku şeridi içeren küçük bir yaprak. Spermin girmesi için yumurta zarı üzerinde yer alan küçük delik

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Mikrofilamentum : Ökaryotik hücrelerin plazma zarının altında yer alan, endositoz, eksositoz ve hücre göç hareketlerinin etkinliklerine katılan, miyofibriller, nörofibriller ve tonofibrillerin oluşturduğu hücre iskeletinin ipliksel organelleri, mikrofilamanlar, stres iplikleri.

Büyük moleküller : Küçük moleküllerin polimerlerinden oluşan proteinler, nükleik asitler ve şekerler.

Ara filamentler : Çeşitli hücrelerin sitoplazmalarında bulunan keratinler (en az 15 polipeptitten oluşan asidik, bazik tipleri), dezmin. vimentin, periferin, nörofilamentler ve çekirdek plazmasındaki laminler (A, B, C tipleri) gibi çeşitli molekül ağırlıklarına sahip, 10 nanometre kadar çaptaki ipliksi proteinler, İntermedyer filament.

 

Hücre iskeleti : Hücre sitoplâzması içinde submikroskobik ipliklerden oluşan ve hücrenin dayanıklılığını artıran yapılar. Sitoiskelet.

Kas hücresi : Kas dokusunu meydana getiren özelleşmiş kasılma yeteneğindeki hücreler. Düz kasta tek tek hücreler hâlinde, çizgili kas tipinde ise hücre hudutları eriyerek çok çekirdekli hâlde bulunurlar. Kas teli.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.

Esnasında : Sırasında, olduğu anda.

Mikroskop : Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet.

Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre.

Çok yönlü : İkiden çok yönü olan, çok taraflı. Birçok konuda bilgi ve çalışması olan.

Etkileşim : Birbirini karşılıklı olarak etkileme işi.

Endositoz : Ökaryot hücrelerin plazma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının içeri çökerek kese oluşturması suretiyle büyük moleküllerin hücre içine alınması ve hücresel sindirimi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak sitoplazma içine alınması olayı, viropeksis. Endositoz; hücrelere sıvıların alınması olan pinositozla katı maddelerin alınması olan fagositozu içerir. Virüslerin hücre içerisine girmelerinde kullandıkları bir yoldur.

Ekzositoz : Ökaryot hücrelerde Salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Ökaryot hücrelerde salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Hücre zarının iç tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak dışarı çıkması olayı, hlk. hıtam. Salgı molekülleri hücre içinden hücre dışı boşluğa bu biçimde verilir.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Moleküler : Moleküle ilişkin, molekülle ilgili.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Diğer dillerde Mikrofilament anlamı nedir?

İngilizce'de Mikrofilament ne demek ? : microflament, microfilament