Modes türkçesi Modes nedir

Modes ile ilgili cümleler

English: After winning the Nobel prize, she remained as modest as ever.
Turkish: Nobel ödülünü kazandıktan sonra her zamanki kadar mütevazı kaldı.

English: Ali is being modest.
Turkish: Ali alçak gönüllü oluyor.

English: Ali is modest, isn't he?
Turkish: Ali mütevazi, değil mi?

English: Ali is just modest.
Turkish: Ali sadece alçak gönüllü.

English: Ali is just being modest.
Turkish: Ali sadece mütevazi oluyor.

Modes ingilizcede ne demek, Modes nerede nasıl kullanılır?

Modes of life : En özgün örnekleri ilkel ya da geri kalmış toplumlarda görülen avcılık, devşiricilik, balıkçılık, göçebe çobanlık gibi yaşam için zorunlu etkinliklerin tümü. bk. av, devşirme. Yaşam biçimleri.

Fundamental modes of vibration : Temel kipler. Titreşebilen bir nesnenin esneklik ve eylemsizlik özellikleriyle belirlenen sıklıktaki öztitreşimleri.

Degenerate modes : Yoz kipler.

Normal modes : Birden fazla erkinlik derecesi olan uyumcul devinimli yapıların, doğal yerlemleri içindeki bağlaşımsız devinim denklemlerinin çözümü olan yalın uyumcul (dikmeliksel) salnımlar. Düzgü kipler. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Doğal kipler. Özdecikiçi titreşimleri birbirine dikey yapıp, hamilton işlerini yalnızca kareler biçimine sokan titreşim boyutları bileşkeleri.

 

Terminal modes : Uçbirim kipleri. Terminal modları.

Commodes : Komodin. Oturak. Oturaklı iskemle. Şifonyer. Şifoniyer. Konsol. Klozet. Çekmeceli dolap. Lazımlık iskemlesi.

Vibrational normal modes : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Özdecikte, bağ titreşimlerinin çeşitli bileşkelerini alarak bulunan birbirine karışmaz titreşimler. Dikey titreşim kipleri. Titreşim normal kipleri.

With all due modesty : Övünmek gibi olmasın ama.

Modesties : İffet. Alçakgönüllülük. Haya. Kanaat. Ilımlılık. Tevazu. Utanç. Gösterişsizlik. Alçak gönüllülük. Ar.

Modest : Makul. Mütevazı. Mütevazi. Alçakgönüllü. Namuslu. Sade. Yalın. Gösterişsiz. Alçak gönüllü. Ilımlı.

İngilizce Modes Türkçe anlamı, Modes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Modes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turn of phrase : Anlatım tarzı.

Crazes : Rağbet. Çatlamak. Hayranlık. Çıldırtmak. Çatlatmak. Çatlak desenle sırlamak. Delilik. Çılgınlık. Geçici moda.

Stochastic process : Stokastik süreç. Rasgele süreç. Stokastik işlem. Olasılıksal süreç.

Touch : İle ilgilenmek. Az miktar. Tamamlayıcı ilave. Teğet geçmek. Bitişik olmak. Dokunma. Değme. Taç. Ellemek. Bağlantı.

Hypothesis : Önsav. Önerme. Varsayım. Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. Gözlemlenen olaylar ya da olay kümeleri arasında olası görülen, ama daha tanıtlanmamış olan ilişkileri dile getiren önerme. Kaziye. Olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü. Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti. Denence. Ekonomi, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Computer simulation : Bilgisayarla benzetim. Bilgisayar benzetimi. Bilgisayarda yapılmış örnek alınmış olay veya durum yaratma. Bilgisayar simülasyonu. Bilgisayar simülatör. Bilgisayar benzeşimi.

Bathos : Bayatlamışlık. Sıradan konuları işleme. Gölgelenme. Sıradanlık. Çok yüksek düşünce. Üslubun etkisizleşmesi. En yüksek dereceden düşüş. Gölgede kalma.

Module : Modül. Mikyas. Miyar. Kapsül. Eş parça. Çap. Esas kısım. Ölçü birimi. Mimari birim.

Lifestyle : Yaşam biçimi. Hayat tarzı. Yaşam tarzı. Yaşam stili.

In fashion : Modada. Revaçta. Popüler. Gözde. Modaya uygun.

Modes synonyms : string theory, copernican system, artistic style, ptolemaic system, m theory, tense, eidos, mods, cult, theory, simulation, response, craze, figure, modality, drape, fancy, fashionable, fitting, signature, mean sun, genre, possibility, modus vivendi, gateways, fanciest, methodologies, theoretical account, methodology, way, wordings, manner, strong language.

Modes zıt anlamlı kelimeler, Modes kelime anlamı

Immoderate : Aşırı. Dengesiz. Çok fazla. Ölçüsüz. İtidalsiz.

Immodest : Fazla dekolte (giysi). Edepsiz. Arsız. Açık saçık. Haddini bilmez. İyi yönleriyle övünüp duran. Alçakgönüllülükten yoksun. Utanmaz. Terbiyesiz. Kendini beğenmiş.

Proud : Görkemli. Mağrur. Kabarmış. Muhteşem. Gururlu. Azametli. Kibirli. Şerefli. Onurlu. Kendini beğenmiş.