Mortgaging türkçesi Mortgaging nedir

  • Rehnetme.
  • Rehine koyma.
  • Sürdürmek.
  • Rehin vermek.
  • Terhin etme.

Mortgaging ile ilgili cümleler

English: You are mortgaging Jale's future.
Turkish: Jale'nin geleceğini ipotek altına alıyorsunuz.

Mortgaging ingilizcede ne demek, Mortgaging nerede nasıl kullanılır?

Mortgage : İpotek etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Taşınmaz malın inanca olarak borç karşılığı tutulanması. İpotekli borçlar. Tutu. Rehine koymak. Taşınmaz mal tutusu. Banker ipotek bankası. Rehin. İpotek.

Mortgage bank : İpotek karşılığı gayrimenkul kredisi veren banka. İpotek bankası. Tutu bankası. Emlak bankası. İpotek bankaları. Konutsuz aileleri konutlandırmak amacıyla, edinilecek konut üzerine önceden tutu koyarak ödünç para veren banka. Durağan değerleri tutulamak suretiyle karşılığında ödünç para veren bankalar (emniyet sandığı gibi).

Mortgage bond : Teminatlı tahvil. İpotek senedi. Tutuyu saptayan belge. Tutu belgiti. İpotek teminatlı borç senedi. İpotek karşılığı tahvil. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rehinli tahvil. Tutuyu gösteren ve saptayan belgit. Genellikle konut yapımına finansman sağlamak için çıkarılan ve karşılığında ipotekle güvence verilen borç senedi.

Mortgage certificate : İpotek sözleşmesi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. İpotekli borç senedi. Tutsat senedi. İpotek belgesi.

 

Mortgage company : İpotekle borç veren şirket.

Mortgager : İpotekli borçlu. Kendisine verilen borç para karşılığında alacaklısı yanında malını tutulandıran kişi. Tutulandıran. Rehin veren. Malını ipotek ettirip borç para alan. İpotek tesis eden borçlu. İpoteğe veren.

Mortgaged : İpotekli. Rehinli. Tutuda. İpotek edilmiş.

Mortgage system : Bir taşınmazın ipotek edilmek suretiyle uzun vadeli krediyle satın alınması. Tutsat.

Mortgage deed : İpotek sözleşmesi. Tutu sözleşmesi. İpotek senedi. Bir alacağı sağlama bağlamak için, borcun ödenmesi durumunda, borçlunun taşınmaz malının satılmasına ve alacağın satış parasından karşılanmasına olanak veren, borçlu ile alacaklı arasında yapılan bir anlaşma. İpotekli borç senedi.

Mortgagees : İpotek yapan alacak sahibi. İpotekti alacak sahibi. Rehin alan. Lehine ipotek verilen kişi. İpotek alacaklısı. İpotekli alacaklı. İpotek alan. İpotek alan kişi. İpotek karşılığı borç para veren. Mürtehin.

İngilizce Mortgaging Türkçe anlamı, Mortgaging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mortgaging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elongating : Gerip uzatmak. Bir nesneyi uzatmak. Uzatmak. Çekip uzatmak. Uzamak.

Gaged : Rehin verilmiş. Ölçmek. Tartmak. Çaplanmış. Kalibresini ölçmek. Ayarlı.

Followed : Takip etmek. Sonucu olmak. Takip edilen. İzlemek. Uymak. Dolayı olmak. Dinlemek. Sonra gelmek.

 

Gage : Teminat. Ebat. Bkz.gauge. Ölçmek. Tartmak. Ölçü. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Miktar. Kalibresini ölçmek. Bahse girmek.

Pledges : Şerefine içmek. Rehine koymak. Söz vermek. Sağlığına kadeh kaldırmak. Vaat etmek. Kefalet vermek. Bağışlar.

Pledge : Rehin. Sağlığına kadeh kaldırmak. Vaat etmek. Teminat. Alınan borç para karşılığı alacaklıya verilen değerli nesnenin tutulu durumu. İşaret. Teminat olarak vermek. Tutu. Sağlığına içmek. Şerefine içmek.

Forced the issue : Devam etmek. Diğerine baskı yapmak. Birisinin kendi yolunda ısrar etmesi. Israr etmek.

Carry on with : Düşüp kalkmak. Korte etmek. Devam etmek. İlişkisi olmak. Aşna fişne olmak. Oynaşmak. Gayrimeşru bir ilişki içinde olmak. İle ilişkisi olmak. Kırıştırmak.

Continueing : Devam etmek. Uzamak. Devamı gelmek. İdame etmek. Dayanmak. Devam ettirmek. Olagelmek. Sürmek.

Hold to : Caymamak. Sadık kalmak. Tutunmak. İzlemek. Korumak. Vazgeçmemek. Bağlı kalmak.

Mortgaging synonyms : pawning, hold down, hypothecates, follows, pawns, bring down, continue, elongate, hypothecating, impignorate, carry on, give as security, continues, hypothecate, pledged, gaging, go on, follow up, elongates, gages, pawn.