Mouthing türkçesi Mouthing nedir
- Geme alıştırmak.
- Tane tane söylemek.
- Dudak bükmek.
Mouthing ile ilgili cümleler
English: He's always bad-mouthing his wife.
Turkish: Her zaman karısını kötülüyor.
English: Stop bad mouthing him.
Turkish: Onu kötülemeyi bırak.
English: Stop bad mouthing Tom.
Turkish: Kötülemeyi bırak Tom.
English: Stop bad mouthing them.
Turkish: Onlara pislik atmayı bırak.
Mouthing ingilizcede ne demek, Mouthing nerede nasıl kullanılır?
Badmouthing : Biri hakkında kötü yönde konuşma. Biri için kötü konuşmak. Sövüp saymak. Yerden yere vurmak. Ağır eleştirme. Şiddetle eleştirmek. Birini karalama. Birine çamur atma. Birini yerden yere vurma.
Mouthier : Ağzı kalabalık. Geveze.
Mouthiest : Ağzı kalabalık. Geveze.
Mouthily : Gevezelikle.
Mouth cavity : Ağız boşluğu.
Mouth organ : Ağız mızıkası. Armonika. Mızıka.
Foot and mouth disease : Şap hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. El ayak hastalığı. Dabak hastalığı.
Mouth to mouth respiration : Ağız ağıza solunum. Ağız ağıza solunum yöntemi.
Mouth watering : Ağız sulandırıcı. Nefis.
Lead a hand to mouth existence : Kıt kanaat geçinmek.
İngilizce Mouthing Türkçe anlamı, Mouthing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mouthing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scoffing : Oburca yemek. Maskara etmek. Dalga geçmek. Gülmek. Yemek. Alay etmek. Eğlenmek. Hapır hupur yemek. Kıtıra almak.
Zilch : Bir hiç olan kimse. Hiç. Sıfır.
Make a face : Somurtmak. Surat asmak. Suratını ekşitmek. Yüzünü gözünü buruşturmak. Suratını buruşturmak. Surat etmek. Memnuniyetsizlik göstermek. Yüzünü buruşturmak. Surat yapmak.
Affecting : Dokunaklı. Duygulandırma. Etkileyen. Taklitçi. Numaracı. Etkileyici. Yapmacıklı. Etkileme. Derinden etkileyici.
Pout : Darılmak. Somurtma. Somurtmak. Surat asma. Surat asmak. Kafasını şişiren balık. Mezgit türünden bir balık. Dudak bükme. Hafifçe dudak bükmek.
Pouted : Surat etmek. Somurtma. Somurtmak. Surat asmak. Dudak bükme. Mezgit türünden bir balık. Dudaklarını uzatmak. Surat asma. Hafifçe dudak bükmek.
Cipher : Parola. Günümüz rakamları. Sıfır. Anahtar. Önemsiz biri (nüfuz açısından). Aritmetik yapmak. Hesap. Hesaplamak. Hiç olan şey.
Mouth : Sürekli aynı şeyleri söylemek. Söylemek. Dırdır etmek. Giriş yeri. Boğaz. Dudaklarını kıpırdatmak. Kesici aletlerin keskin yanı.
Zip : Çaba. Zıp programı ile sıkıştırılmış bir arşiv dosyası uzantısı. Vızıltı. Zıp sürücü. Süslemek. Fermuarlamak. Sıkıştırmak. Sıkıştırma. (bilgisayar) zıp uzantısı.
Sneer : İstihza. Dudağını bükmek. Küçümseme. Hor görmek. Gülmek (küçümseme). Küçümsemek. Küçümseyerek gülme. Dudak bükme. Alay.
Mouthing synonyms : sweet fanny adams, fanny adams, relative quantity, pouting, mouths, scoff, fuck all, scoffs, scoffed, aught, nihil, goose egg, articulates, nil, naught, null, zippo, zero, poignant, nix, sneered, sneers, scoff at, nada, moving, articulate, bugger all, cypher, articulating, be displeased with.
Mouthing zıt anlamlı kelimeler, Mouthing kelime anlamı
Unmoving : Sakin. Hareketsiz. Devinmeyen. Hareket etmeyen. Heyecansız. Kımıldamayan.
Inactivity : Üşengeçlik. Etkisizlik. Hareketsizlik. Avarelik. Tesirsizlik. Durgunluk. Tembellik.

Bu kısımda Mouthing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mouthing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mouthing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mouthing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.