Mud mud demek nedir, Mud mud demek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Söylenmemesi gereken sözü söyler gibi yapmak, gevelemek: Mud mud deyeceen, armut de gurtul.

Mud mud demek anlamı, tanımı

Deme : Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt

Gevelemek : Bir şeyi çiğnemeden ağız içinde evirip çevirmek. Bir sözü tam olarak ve açıkça söylememek.

Söylenme : Söylenmek işi.

Geveleme : Gevelemek işi.

Gevele : Saban oku ile saban tabanını birbirine bağlayan çivi. Ahır, samanlık gibi binaların üzerine atılan ağaç direk. İplik çıkrığı. Saban okunu boyunduruğa bağlayan ağaç çivi. (Çardak Denizli; Bursa). Koşum hayvanlarını sabana bağlamakta kullanılan ağaç parçası. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Dam yapımında kullanılan ağaç. (Dodurga Bozüyük Bilecik; Esnemez, Erenköy, İnönü Eskişehir).

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

 

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Gevel : Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz. Ağızlık. [Bakınız: gever]. Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark. Arklardaki suyun yolunu değiştirmek için önüne yapılan toprak set. Kaval.

Armut : Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.

Gurt : Böbrek. Folluk. Küçük böcek, kurt. Kurt. Kurt, canavar. Kadın çoraplarındaki kurt biçimindeki motif. (Yenikent Aksaray Niğde).

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Geve : Kahve. Halı. Budanan dallarda kalan kuru uç. Saban okuna takılan çivi. Kağnı tekerinin dışarı fırlamaması için, dingil başına geçirilen demir çivi. (Çakı Gelendost Isparta). Halı. (Susuz Kars).

 

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

De : Türk alfabesinin beşinci harfinin adı, okunuşu.

Diğer dillerde Mucor anlamı nedir?

İngilizce'de Mucor ne demek ? : mucor