Nafto nedir, Nafto ne demek

Nafto; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Yapıda naftalin zincirinin bulunduğunu gösteren bir ön ek.

Nafto anlamı, tanımı

Naft : Ekşi

Naftoik asit : Formülü C10H7COOH, mol kütlesi 172,2 g olan bir madde. İki izomeri vardır. 1. alfa-naftoik asit: renksiz kristal yapıda, e.n. 160 °C olan ve suda çözünen madde. 2. ß-naftoik asit: renksiz kristal yapıda, e.n. 184 °C olan ve suda çözünen madde.

Naftoil : Naftoik asitten oluşan C10H7CO- kökü.

Naftol : Formülü C10H7-OH, mol kütlesi 144,2 g olan, alfa-tipi : renksiz, monoklinik kristal yapısına sahip, e.n. 94 °C, suda çözünen ve mikrop öldürücü olarak kullanılan, ß-tipi: renksiz, yaprakcıklar şeklinde, e.n. 122 °C ve suda çözünebilen bileşiğe verilen ad.

Naftolat : Naftil alkol bileşiğindeki OH yapısındaki bir hidrojenin bir baz veya metal ile yer değiştirmesi sonucu elde edilen türev bileşiklere verilen ad.

Naftolbenzein : Formülü C54H38O5, mol kütlesi 766,9 g olan, titrimetrik analizlerde kullanılan renkli toz şeklinde, alkolde çözünen, bazik rengi yeşil, asidik rengi turuncu olan bir belirteç madde.

Naftolenler : Formülü C3H4 olan, mineral yağların rafine işleminde 200-380 °C aralığında yan ürün olarak elde edilen ve lastiklerde bağlayıcı olarak kullanılan doymamış hidrokarbon grubuna verilen ad.

 

Naftonitril : Formülü C10H7CN, mol kütlesi 153,2 g olan, bir bileşik.2 izomeri vardır. 1-naftonitril; renksiz iğne kristal şeklinde, e.n. 34 °C olan ve suda çözünmeyen madde. 2-naftonitril; renksiz yaprakçıklar şeklinde, e.n. 66 °C olan ve suda çözünmeyen madde.

Naftorezorsinol : Formülü C10H8O2, mol kütlesi 160,2 g, e.n. 124 °C olan renksiz kristal yapıda ve suda çözünen ürik asitler, şekerler ve aldehitler için belirteç olan bir madde.

Naftotetrazin : Formülü C10H6N4, mol kütlesi 188,2 g olan, antrasen'deki 4 tane C atomu ile 4 tane N atomunun yer değiştirmesiyle elde edilir.halkalı yapıdaki bir madde.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Naftalin : Maden kömürü katranının kuru kuruya damıtılmasından elde edilen, özel kokulu, beyaz, 1,158 yoğunluğunda, 80 °C'de eriyen, 218 °C'de kaynayan, suda erimeyen, alkol, benzol ve eterde kolaylıkla eriyen, kumaş, elbise, halı vb.ni güve gibi zararlılardan korumakta kullanılan antiseptik bir hidrokarbon.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Ön ek : Bazı yabancı dillerde kökün önüne gelerek kelimeye belirli bir anlam katan ek: anormal, biçare, nadan gibi.

Nafta : Petrolden 100-250 °C arasında damıtılan ürün.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ön : Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). [Bakınız: anteriyör]. Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

Diğer dillerde Nafto anlamı nedir?

İngilizce'de Nafto ne demek ? : naphtho-