Optik dengeleyici nedir, Optik dengeleyici ne demek

Optik dengeleyici; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Yalnız sürekli devinimle çalışan alıcılarda, alıcı hızına uygun olarak aynı yönde görüntüyü yansıtan böylelikle çok kısa süre içinde, yansıyan görüntü ile devinen filmi birbirine göre devinimsiz duruma geçirerek görüntünün bu sırada film üzerine saptanabilmesini sağlayan ayna düzeni. (Genellikle aşırı hızlı alıcılarda kullanılır).

Optik dengeleyici anlamı, tanımı

Deng : Denk, eşit, uygun. Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın. Denk, eş

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Dengeleyici : Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.

Optik : Görme ile ilgili olan. Fizik biliminin ışık olaylarını inceleyen kolu. Gözlükçü.

Aşırı hızlı alıcı : Aşırı hızlı çevirimde kullanılan özel yapıda alıcı.

 

Sürekli devinim : Filmin aralı devinime uğramaksızın düzgün geçişi. Aralı devinimin karşıtı.

Saptanabilme : Saptanabilmek işi.

Böylelikle : Böylece.

Devinimsiz : Devinimi olmayan. Devinimi olmadan. Nitelik ve nicelik bakımından, kimi özelliklerinde zaman içinde değişim göstermeyen özdek ya da olaylar.

Alıcı hızı : Bir alıcıda, pencere önünden saniyede geçen resim sayısıyla belirtilen film geçiş hızı.

Aşırı hız : Aşırı yavaş çevirim sonunda varlıkların, nesnelerin doğal hızlarının görüntülükte çok hızlı görünmesi durumu.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Devinim : Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

 

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Diğer dillerde Optik dengeleyici anlamı nedir?

İngilizce'de Optik dengeleyici ne demek ? : optical compensator