Oruç nedir, Oruç ne demek
Oruç; bir din b. terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden belli bir süre kendini alıkoyma.
- Çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma

"Oruç" ile ilgili cümle
- "Eh, biz her vakit duamızı, orucumuzu eksik etmeyiz, çok şükür!" - N. Cumalı
Oruç isminin anlamı, Oruç ne demek:
Erkek ismi olarak; Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme ve benzeri şeylerden belli bir süre veya biçimlerde kendini alıkoyma. Çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma.
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Samsun ili, Vezirköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Oruç hakkında bilgiler
Oruç, belli bir zaman dilimi içerisinde; yiyecek, içecek veya her ikisinden de kaçınma eylemidir. Mutlak oruç ise, tüm yiyecek ve sıvılardan; genellikle önceden belirlenmiş bir veya birkaç gün kaçınma olarak tanımlanır. Diğer oruçlar, belli yiyecekler veya maddeleri sınırlayarak kısmen kısıtlayıcı olabilir. Oruç eylemi, yiyeceğin dışında cinsel ilişki ve diğer aktiviteleri de engelleyici olabilir.
"Oruç" sözcüğü Selçuklular döneminde Farsçadan alınmış روجك rôcik sözcüğünün Türkçedeki söylenişi olup "günlük" manasındadır. Kur'an'da صوم savm ve صيام sıyam olarak geçmektedir.
Oruç dini, sağlık, ve politik (açlık grevleri) nedenler gözetilerek yapılabilen bir eylemdir.
(Ayrıca bakınız Açlık, Su (Suyun insan hayatındaki yeri ve önemi)
Oruç ile ilgili Cümleler
- Ben oruç tutuyorum.
- Oruç başına mı vurdu?
- En son ne zaman oruç tuttun?
- Ali oruç tutuyor.
- Kim oruç tutuyor?
- Müslüman değilim. Oruç tutmamalıyım. Ama aynı apartmanda yaşadığım sürece geleneği dikkate almak önemlidir.
- Biz oruç tutuyoruz.
Oruç tanımı, anlamı:
Oruç açmak : Vakit geldiğinde oruç bozmak, iftar etmek.
Oruç bozmak : Bir şey yiyerek, içerek orucunu sona erdirmek.
Oruç tutmak : Oruç ibadetini yerine getirmek.
Oruç yemek : Oruç tutmamak.
Orucunda olmak : Herhangi bir şeyi yemez içmez olmak. bir şeyi yapmaz olmak.
Döngel orucu : Sürekli olarak aç kalma.
Ölüm orucu : Herhangi bir amaca ulaşmak için sonunda ölümü bile göze alarak tutulan oruç.
Oruçlu : Oruç tutan (kimse), niyetli, ağzı kilitli.
Oruçsuz : Oruç tutmayan (kimse).
Papaza kızıp oruç bozmak : Başkasına kızıp kendisine zarar verecek iş görmek.
Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.
İbadet : Bir dinin buyruklarını yerine getirme.
Alıkoyma : Alıkoymak işi, tavik.
Uzak : Arada çok zaman bulunan. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. İhtimali az olan. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Yakın olmayan yer.
Durma : Durmak işi.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Belirlenmiş olan an. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.
Dilim : Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Radyatör parçalarından her biri.
Oruç ayı : Ramazan.
Oruç bayramı : Ramazan bayramı.
Oruç geceleri : Ramazan geceleri.
Oruç sınmak : Oruç bozulmak.
Oruç tutma : Kutsal sayılan günlerde ve zamanlarda, erginleme törenlerinde, kimi büyüsel işlemlerde, belirli bir süreyi gerektiren yeminlerde, ya bütün gün hiç bir şey yememe ya da belirli şeyleri yemeden, içmeden kaçınma.
Oruçbey : Giresun kenti, Yağlıdere ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Osmaniye şehri, Kadirli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Oruçbeyli : Bayburt ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tekirdağ ili, İnecik bucağına bağlı bir yer.
Oruçgazi : Osmaniye şehrinde, Kaypak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Oruçlar : İzmir ili, Turanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Oruçluk : Ramazan ayı.
Diğer dillerde Oruç anlamı nedir?
İngilizce'de Oruç ne demek? : n. fast
Fransızca'da Oruç : jeûne [le]; carême [le]
Almanca'da Oruç : das Fasten
Rusça'da Oruç : n. пост {церк.} (M), воздержание (N)

Bu kısımda Oruç nedir? Oruç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Oruç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Oruç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.