Out of reach türkçesi Out of reach nedir
- Uzak.
- Erişilemeyen.
- Erişilmez.
- Yetişilemez.
- Yetişilmez.
Out of reach ile ilgili cümleler
English: Ali reached for the book, but it was out of reach.
Turkish: Ali kitaba uzandı ama o ulaşılamayacak yerdeydi.
English: Keep out of reach of children.
Turkish: Çocukların ulaşamayacağı yerde muhafaza ediniz!
Out of reach ingilizcede ne demek, Out of reach nerede nasıl kullanılır?
Out : Kendini belli etmek. Dışarıda. Ortaya çıkmak. Çıkarmak. Meydana çıkmak. Dışarı çıkarmak. Nakavt etmek. Dışarı. Yanmak. Çıkış.
Of : -den. -nın. -den övünerek bahsetmek. Nin. -li. Yüzünden. In. -dan. -nin. Hakkında.
Reach : Bulmak. Yetmek. Uzatıp vermek. Elin erişebileceği uzaklık. Uzanıp vermek. Etkilemek. Kavrama gücü. Ermek. Temas kurmak. İle iletişim kurmak.
Be out of reach : El altında olmamak. Erişilemez olmak.
Out of : -den uzak. -sız. -den yapılmış. Dışında. Dışına. -in dışında. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). -den dışarı. Arasından. -siz.
Out of buffers : Arabellek yetersiz. Arabellek bitti.
Out of breath : Soluğu kesilmiş. Nefessiz. Nefes nefese. Soluksuz. Soluğu kesilmiş bir halde. Soluk soluğa. Nefesi kesilmiş.
Out of action : Kullanımdan çıkarılmış. Çalışmaz halde. Kullanım dışı. İşlemeyecek hale gelmiş. Sakatlanmış. Saf dışı (oyuncu veya asker). Kullanılmaz halde.
Out of band signaling : Bantdışı imleşim.
Out of balance : Dengesiz. Balanssız. Düzensiz. Denksiz.
İngilizce Out of reach Türkçe anlamı, Out of reach eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Out of reach ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Off the beaten track : Herkesçe bilinmeyen. Ücra. Alışılmadık. Sapa.
Far away : Uzakta. Çok uzakta. Uzağa. Dalgın. Uzaklarda.
Apo : - den. Kök.
Far : Öbür. Uzun. Çok fazla. Bir hayli. Ötedeki. Aşırı. İlerlemiş. Öte. Uzağa.
Faraway : Dalgın. Dalgın (bakış). Dalmış. Dalıp gitmiş. (bakış) dalgın. Uzaklara gitmiş. Hayal aleminde. Uzun.
Afars : Uzaktan. Etiyopya'da yaşayan etnik bir grup. Uzakta.
Insofar : Belli bir dereceye kadar. O dereceye. Şu kadar ki. Buraya kadar. Belli bir yere kadar. Bu dereceye kadar. Uzakta. Uzağa.
Untouchables : Ulaşılamaz. Dokunulması yasak. Dokunulmaz. (hindistan) harijanlar (tanrının çocukları). Hindu kast sisteminin en düşük veya alt seviyesinde ya da bu sistemin dışında bulunan bireyler. Dokunulmazlar.
Farther : Bundan başka. Daha uzaktaki. İleriye. Daha uzağa. Diğer. Uzaktaki. Daha fazla. Öteki. Ayrıca.
Apart : Uzakta. Uzağa. Başka. Ayrı bir yere. Düşünce olarak farklı. Bölüm bölüm. Parça parça. Parçalar halinde. Birbirinden ayrı.
Out of reach synonyms : a long way off, distant, unattained, inaccessible, away, far off, afar, unattainable, ungetatable, aloof, circumferential, beyond reach, untouchable.

Bu kısımda Out of reach kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Out of reach ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Out of reach anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Out of reach ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.