Pırtarmak nedir, Pırtarmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ufak bir nedenle küsmek, küsüp bir yana çekilmek.

Pırtarmak anlamı, tanımı

Pırt : [Bakınız: port]. Tavuk, kuş ve benzerleri hayvanların tüyleri. Taranan yünün işe yaramayan bölümü

Çekilmek : Çekme işi yapılmak. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Geri gitmek, ricat etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Yok olmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak.

Bir yana : -den başka, sayılmazsa, hariç tutulursa.

Çekilme : Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

Küsmek : Darılmak. Görevini yerine getirememek. Gelişememek, büyüyememek. Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen niteliğini yitirmek.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

 

Küsme : Küsmek işi.

Nede : Nerede. Nerede?.

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına.

Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Küsü : Küskünlük.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Pırnal meşesi anlamı nedir?

İngilizce'de Pırnal meşesi ne demek ? : holm oak