Paddled türkçesi Paddled nedir
- Ayaklarını suda oynatmak.
- Badi badi yürümek.
- Kano kullanmak (kısa kürekle).
- Kürek çekmek.
- Kıça şaplak atmak.
Paddled ile ilgili cümleler
English: Ali dog paddled toward the shallow end of the pool.
Turkish: Ali havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü.
English: Ali and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.
Turkish: Ali ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.
Paddled ingilizcede ne demek, Paddled nerede nasıl kullanılır?
Paddle boat : Yandan çarklı gemi. Su bisikleti.
Paddle box : Davlumbaz.
Paddle steamer : Yanları veya gövdesindeki çarklarla hareket eden tekne veya gemi. Kıçtan çarklı vapur. Çarklı gemi. Çarklı vapur. Su bisikleti. Yandan çarklı. Yandan çarklı gemi. Yandan çarklı vapur.
Paddle wheel : Vapur çarkı. Kanatlı çark. Yan çarkı. Gemi çarkı. Çark.
Paddle wheel fan : Santrifüjlü vantilatör.
Paddle wheeler : Çarklı vapur.
Paddlefish : Mersin balıkları (acipenseriformes) takımının, çok dişli mersin balığıgiller (polyodontidae) familyasından, 1 m.'den daha uzun, ağız bölgesi kaşık gibi uzamış, derisi düz olan bir tür. Kaşık ağızlı mersin balığı.
Dog paddle : Köpekleme yüzme. Köpekleme yüzmek. Köpekleme. Köpek yüzüşü. Köpek gibi yüzme.
Paddle : Denetim kolu. Ayaklarını suda oynatmak. Suda oynamak. Sendeleyerek yürümek (çocuk veya ihtiyar). Kürekle kano kullanmak. Badi badi yürümek. Kano kullanmak (kısa kürekle). Çarkla hareket etmek. Sığ suda gezinmek.
Cmt paddle : Cmt kabı. Kaliforniya mastitis test kabı.
İngilizce Paddled Türkçe anlamı, Paddled eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Paddled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stirrup iron : Üzengi demiri.
Pommel : Eyer kaşı. Dövmek. Topuz. Top. Kılıç sapının topuzu. Kılıç başı. Yumruklamak. Kılıç kabzasındaki top.
Scull : Boyna. Boyna etmek. Kürekle küçük sandal sürmek. Kıçtan kullanılan tek kürek. Sakal (çelik). Tek kürek. Küreklerle hareket ettirmek (tekne). Kürekli yarış kayığı. Tek kürekle yürütülen tek kişilik küçük sandal. Küçük sandal.
Sidesaddle : Atayan binmeye yarayan eyer. Kadın eyeri.
Deal : Değinmek. Vurmak. İlgilenmek. Ele almak. Uğraşmak. Vermek. Kağıt dağıtmak. İş. İş yapmak. Patlatmak.
Sculled : Küreklendirilmiş. Kürekle çekilmiş. Boyna etmek. Kürekli.
Pulled : Çekmek. Gelmek. Çekilen. Nefes çekmek. Girmek. Kenara çekmek (araba). Yolmak. Kalkmak (araba). İçmek. Çekilmiş.
Cantle : Köşe. Kısım. Eyerin arka kaşı. Bölüm. Parça.
Stirrup : Sargı demiri. Sargı. U şeklinde mengene. Etriye donatısı. Üzengi. Üzengi kemiği. Etriye. Marsipet ayağı. Orta kulağın üzengi biçiminde olan en iç kemiği.
Paddled synonyms : western saddle, english saddle, stock saddle, english cavalry saddle, paddles, rowings, waddles, shamble, hawk, waddling, packsaddle, vend, shambling, oar, paddle, shambled, sell, trade, pull, pulls, waddle, row, waddled, saddlebow, seat, rowing, oaring, pitch, rowed, rows, huckster, monger, sculling.
Paddled zıt anlamlı kelimeler, Paddled kelime anlamı
Undamaged : Hasar görmemiş. Zarar görmemiş. Sağlam.
Hard : Acı (su). Sağlam. Ekşi. Ağır. Sert. Sıkı. Zor. Şiddetli. Nasırlı. Kireçli.

Bu kısımda Paddled kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Paddled ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Paddled anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Paddled ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.