Palazımak nedir, Palazımak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Canlanmak, gelişmek, büyümek.
Duygulanma nedeniyle kalp çarpmak.
Hoplamak, zıplamak.
Koşmak.
Korkarak kaçmak.
Çocuk çırpınarak yürümeye çalışmak.
Çok çalışma nedeniyle yorgun düşmek.
Giysi yırtılıp dökülmeye yüz tutmak.
Hayvanların tüyleri dökülmeye başlamak.
Çocuk gelişmek, gürbüzleşmek.
Palazımak anlamı, kısaca tanımı
Pala : Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir kılıç kılıç. Eski, kullanılmış eşya ya da giysi. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste
Palaz : Kaz, ördek, güvercin vb. bazı kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu.
Gürbüzleşmek : Gelişmek, gürbüz duruma gelmek.
Gürbüzleşme : Gürbüzleşmek işi.
Duygulanma : Duygulanmak durumu, tahassüs. İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme.
Yüz tutmak : Yönelmek, teveccüh etmek, rağbet etmek, meyletmek.
Canlanmak : Gücü artmak, diri duruma gelmek. Depreşmek. Etkinliği artmak, hareketlilik kazanmak. Geçmişte yaşanan bir olay veya durum yeniden hatırlanmak.
Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.
Hoplamak : Sevinçten, korkudan veya oyun için, bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak.
Gelişmek : Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek. Şişmanlamak.
Çalışmak : Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.
Canlanma : Canlanmak işi.
Başlamak : Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.
Zıplamak : Bir yere çarpıp yukarı fırlamak. Sevinçten veya oyun yapmak için bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak.
Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.
Dökülme : Dökülmek işi.
Büyümek : Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek. Genişlemek. Yaşı artmak, yaşlanmak. Yetişmek. Sayıca artmak. Önem ve değer kazanmak. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak.
Başlama : Başlamak işi.
Zıplama : Zıplamak işi.
Çarpmak : Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
Diğer dillerde Palawan tavus kuşu anlamı nedir?
İngilizce'de Palawan tavus kuşu ne demek ? : palawan peacock

Bu kısımda Palazımak nedir? Palazımak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Palazımak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Palazımak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.