Paragraph türkçesi Paragraph nedir

  • Bölüm.
  • Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.
  • Makale.
  • Satırbaşı yapma.
  • İbare.
  • Madde.
  • Bent.
  • Fıkra.
  • Bölümce.
  • Paragraf.

Paragraph ile ilgili cümleler

English: This paragraph is vague.
Turkish: Bu paragraf belirsizdir.

English: Ali rewrote the paragraph.
Turkish: Ali paragrafı yeniden yazdı.

English: What does this paragraph mean?
Turkish: Bu parağraf ne anlama geliyor?

English: Please refer to paragraph ten.
Turkish: Lütfen parağraf ona bakınız.

English: Start a new paragraph here.
Turkish: Burada yeni bir parağrafa başla.

Paragraph ingilizcede ne demek, Paragraph nerede nasıl kullanılır?

Paragraph alignment : Paragraf hizala.

Paragraph break : Paragraf sonu.

Paragraph formatting : Paragraf biçimlendirme.

Paragraph indentation : Satırbaşı. Paragraf başı.

Paragraph library : Paragraf kitaplığı.

Default paragraph font : Varsayılan paragraf yazıtipi.

Paragraph spacing icon : Paragraf aralama simgesi.

Paragraph mark : Paragraf imi. Paragraf işareti.

Paragraph style : Paragraf stili. Paragraf biçemi.

Paragraph number : Paragraf numarası.

İngilizce Paragraph Türkçe anlamı, Paragraph eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paragraph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commodity : Yararlı şey. Meta. Alıp satılan şey. Eşya. Emtia. Mal. Hammadde. Ürün.

 

Compose : Bestelemek. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Sakinleştirmek. Oluşturmak. Toparlamak. Beste yapmak. Düzenlemek. Yatıştırmak. Arabuluculuk yapmak. Yazmak (müzik veya şiir).

Apecdote : Kısa bir anlatı, öykü.

Category : Kesim. Tür. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, yanlarını ve ilişkilerini yansıtan temel kavramların, her biri. Kategori. Nitel bölüm. Tabaka. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sınıf. Ulam.

Spondylos : Omurga. Spondilos.

Write : Kalem oynatmak. Yazı yazmak. Yazmak. Mektup yazmak. Yazarlık yapmak. Kağıda dökmek. Yazıp çizmek. Kalem yürütmek. Bestelemek. Kaydetmek.

Dike : Hendek açmak. Kazmak. Sevici kadın. Süslemek. Suyolu. Lezbiyen. Set. Siper. Set çekmek.

Bioplasm : Şey. Biyoplazma. Cisim.

Story : Martaval. Rivayet. Kıtır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Konu. Söylenti. Öykü. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Kat. Hikaye.

Dyke : Komşu kayaçların yapısını gelişigüzel kesen çatlak ya da yarıkları, magmanın doldurulmasıyle oluşmuş kayaç damarı. Siper. Mecra. Hendek. Lezbiyen. Bkz.dike. Kesen damar. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Suyolu. Kazmak.

Paragraph synonyms : piece of writing, expression, department, cantle, paragraphs, barraged, subclause, cantles, mattering, cantel, clause, categories, paragraphing, compartments, writing, anecdote, anecdotes, dyking, indentations, indite, lubricant, contribution, iteming, entry, indentation, digue, column, entries, dykes, article, compartment, passage, bunds.

 

Paragraph zıt anlamlı kelimeler, Paragraph kelime anlamı

Unite : Raptetmek. Evlenmek. Kaynaşmak. Birlik olmak. Bağlamak. Birleşmek. Kavuşturmak. Bitişmek. Birleştirmek.

Paragraph ingilizce tanımı, definition of Paragraph

Paragraph kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Originally, a marginal mark or note, set in the margin to call attention to something in the text, e. g., a change of subject. To divide into paragraphs. Now, the character ¶, commonly used in the text as a reference mark to a footnote, or to indicate the place of a division into sections. To mark with the character ¶.