Partial türkçesi Partial nedir

  • Bölümsel.
  • Taraflı.
  • Yan tutan.
  • Taraf tutan.
  • Toplam olmayan.
  • Düşkün.
  • Tikel.
  • Yanlı.
  • Parsiyel.
  • Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Tam olmayan.
  • Bir tümün bir parçası ile ilgili.
  • Kısmen etkili.
  • Kısmi, bütünün bir kısmı.
  • Eksik.
  • Tarafgir.
  • Sadece bir parça tarafından etkilenen.
  • Kısmi.

Partial ile ilgili cümleler

English: His business was only a partial success.
Turkish: Onun işi sadece kısmi bir başarıydı.

English: I'm in partial agreement with you.
Turkish: Sana kısmen katılıyorum.

English: Ali only accepted partial responsibility.
Turkish: Ali sadece kısmi sorumluluk kabul etti.

English: Ann is partial to chocolate.
Turkish: Ann çilolataya düşkün.

English: A total solar eclipse, or a complete blocking out of the Sun's light, can only be seen by those who live in the area covered by the umbra. People who live in the area of the Earth covered by the penumbra will see a partial eclipse.
Turkish: Güneş tutulması ya da güneşin ışığını tam engelleme, güneş lekesinin karanlık ortasıyla kaplanmış alanda yaşayanlar tarafından görülür. Yarı gölge tarafından kaplanmış dünya alanında yaşayan insanlar bir kısmi tutulma görecektir.

Partial ingilizcede ne demek, Partial nerede nasıl kullanılır?

Partial acromegaly : Parsiyel akromegali.

 

Partial adjustment model : Kısmi ayarlama modeli.

Partial association : Kısmi birliktelik. Kısmi ilişki.

Partial autocorrelation : Kısmi kendiyle ilgileşim. Pac.

Partial autocorrelation function : Pacf. Kısmi kendiyle ilgileşim fonksiyonu. Kısmi otokorelasyon fonksiyonu.

Partial correlation : Kısmi ilinti. Bölümsel bağıntı. Tikel ilişki. Değişkenler arasında gözlenen bir bağıntıdan sınama etkeni sayılan çeşitli değişkenlerin etkilerini çıkararak geriye tortu olarak kalan değişkenlik toplamının verdiği ilişkiyi ölçen ve bunu bir katsayı olarak dile getiren ölçüm. bk. bağıntı ölçümü, çoklu bağıntı. İki nicel değişken çiftinin etkisi düzeltilmiş üçüncü bir nicel değişkenle arasındaki korelasyon kat sayısı. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kısmi ilgileşim. Kısmi korelasyon.

Partial correlation coefficient : Kısmi ilgileşim katsayısı.

Partial causality : Bölümsel nedensellik. Olaylar ya da değişkenler arasında ancak belli koşullarda ve belli etkenlerin aracılığıyla gerçekleşen neden-sonuç ilişkisi, bk. nedensel ilişki, nedensellik ilkesi.

Partial contingency : Kısmi çaprazlık.

Partial condemnation : Tikel kamulaştırma. Bir bireyin iyesi olduğu taşınmazın, tümü yerine, yalnız kamulaştırmayı yapan kamu kuruluşunun gereksinme duyduğu bölümünün kamu iyeliğine alınması bk. artıkalım.

İngilizce Partial Türkçe anlamı, Partial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Partial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Broken down : Çürük. Yıkık. Çökmüş. İşi bitmiş. Yıkılmış. Bozulmuş. Bitkin. Bozuk. Çökük.

 

One sidedness : Tek taraflı. Tek yönlü. Sadece tek tarafta meydana gelen. Tek taraflılık. Bir tarafı olan.

Partizan : Partici. Gerilla. Fırkacı. Taraftarlık. Çeteci. Yandaş. Taraftar.

Abortive : Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması. Boş. Abortif. Düşük yaptıran. Verimsiz. Kısır. Beyhude. Prematüre.

Absents : Bulunmamak. Dalgın. Bulunmayan. Devamsız. Gaip. Yok (mevcut olmama). Yoklamada bulunmayan. Namevcut. Bulunmayan (kişi) (orada artık).

Shorter : Kıt. Kısa kesilmiş. Çıtır çıtır. Az. Gevrek. Özet. Çapaklı (metalurji terimi). İyi pişmiş. Kısa vadeli.

Incomplete : Tamamlanmamış. Kusurlu. Natamam. Yarım kalan. Noksan. Sonuçlanmamış. Bitmemiş.

Interesteds : Çıkarcı. Meraklı. Şerik. Alakalı. Alakadar. Ortak. İlgililer. Hissedar.

Unfair : Haksız. Adaletsiz. Kanunsuz. Gayrikanuni. Adil olmayan. Adil değil. Vicdansız. Hileli.

Partisans : Yandaş. Baltalı kargı. Gerilla. Partizan. Taraftarlık. Taraftar. Partici. Fırkacı.

Partial synonyms : uncomplete, devotees, local, colored, devoted, almsman, deficiency, down at heels, amiss, biased, partizans, doting, part, destituent, droopy, prejudiced, devotee, shortest, deficient, sided, partly, one sided, crude, partisan, unjust, absent, biassed, absenting, affected, enamored, slanted, addicted, deficit.

Partial zıt anlamlı kelimeler, Partial kelime anlamı

Complete : Tümlemek. Halletmek. Bitirmek. Bütün. Yeniden tamamlama. İyice. Tamam. Bütünlemek. Yerine getirmek. Eksiksiz.

Impartial : Bitaraf. Adil. Tarafsız. Yansız. Haklı. Çekimser. Taraf tutmayan. Objektif.

Fair : Adaletli. Adil. Kesmek. Çarşı. Açık tenli. Kermes. Sergili satak. Festival. Dürüst. Sergi.

Partial ingilizce tanımı, definition of Partial

Partial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not general or universal. As, a partial eclipse of the moon. Of, pertaining to, or affecting, a part only. Not total or entire.