Passed through türkçesi Passed through nedir

  • İçinden geçmek.
  • Başından geçmek.
  • Nüfuz etmek.
  • İçine işlemek.
  • Çekmek.
  • Arasından geçmek.

Passed through ile ilgili cümleler

English: Such a thing never passed through my head!
Turkish: Böyle bir şey başımdan hiç geçmedi!

English: We passed through the Panama Canal.
Turkish: Panama Kanalı'ndan geçtik.

English: The car passed through a gate.
Turkish: Araba bir kapıdan geçti.

English: The ship passed through the Panama Canal.
Turkish: Gemi Panama Kanalından geçti.

English: He passed through the woods.
Turkish: Ormandan geçti.

Passed through ingilizcede ne demek, Passed through nerede nasıl kullanılır?

Passed : Söylemek. Devretmek. Geçti. Vermek. Uzatmak. Dinmek. Bildirmek. Geçmek. Geçirmek. Pas vermek.

Through : Nedeniyle. Yolu ile. Her yanına. Başından sonuna kadar. -den geçerek. Kanalıyla. Üzerinden. Süresince. Boyunca. Bir uçtan bir uca.

Passed away : Vefat etmek. Ölmek. Geçirmek (vakit). Boşa harcamak. Geçmek.

Passed on : Vefat etmek. Geçirmek. İlerlemek. Geçmek. Gecikmeden gitmek. Yansıtmak. Karar vermek. Ölmek. Devam etmek. Devretmek.

Passed water : Çiş yapmak. İşemek.

All through : Her vakit tamamıyla. Boyunca. Her vakit. Tamamıyla.

İngilizce Passed through Türkçe anlamı, Passed through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passed through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Diffuses : Gereksiz ayrıntılı. Dağıtmak. Dökmek. Karıştırmak. Neşretmek. Yayılmak. Dağılma. Yaymak. Dağılmak.

Abided : Kalmak. İkamet etmek. Katlanmak. Durmak. Beklemek. Tahammül etmek. Dayanmak. Uymak. Baki kalmak.

Threading : Düğümleme. Vidalarda diş açma veya çekme. Vidaya diş açmak. Sarmak. Beslemek. İpe dizmek. Vida dişi çekme. İplik takma. Vida çekme.

Indwell : Oturmak. İşlemek. Yerleştirmek. Yerleşmek. Oturtmak. İkamet etmek.

Permeates : Süzmek. Sızmak. Geçmek. Geçen. Sinmek. Süzüntü. Yayılmak.

Arrest : Varan kimse. Tevkif etmek. Varış. El koymak. Önlemek. Götürmek. Çekmek (dikkat). Yakalamak. Kesmek. Önünü almak.

Live through : Paçayı sıyırmak. Zor bir durumdan sağ olarak çıkmak. Yaşamak (bir zamanı veya olayı). Görüp geçirmek. Yaşamak. Sağ salim çıkmak. Kurtularak hayatta kalmak. Zorluklara rağmen başarmak.

Interpenetrate : Yayılmak. Birbirinin içine geçmek. Birbirine işlemek. Tamamen nüfuz etmek. Tamamen içine geçmek. Tamamen içine girmek. Kaplamak.

Pierce : Etkilemek. Delmek. Delmek (deri vb). Oymak. İşlemek. Bıçaklamak. Delik açmak.

Get through : Geçmek (tasarı veya teklif vb meclisten). Zor bir zamanı geçirmek. Temasa geçmek. Geçirmek. Sonuçlandırmak. Başarmak. (işin) altından kalkmak. Sınıfını geçmek. Meclisten geçmek (tasarı vb). Bitirmek.

Passed through synonyms : influence, accite, abide, penetrates, empierce, attract, perforates, fared, knew, incise, experiencing, abrook, traverses, attracts, absorb, leach, penetrate, lead through, diffusing, happen, allure, run through, effect painfully, abides, experiences, impenetrate, excurse, traverse, faring, pierced, abidden, thread, happen to.