Peeling türkçesi Peeling nedir

  • Soyma.
  • Soyulma.
  • Kabuk soyma.
  • Sıyırma.
  • Pul pul kalkma.
  • Meyve kabuğu (soyulmuş).
  • Kabuk döküntüsü.
  • Soyulmuş kabuk.
  • Sebze kabuğu (soyulmuş).
  • Pullanma.
  • Deri soyma işlemi (kozmetik).
  • Deri soyucu krem.

Peeling ile ilgili cümleler

English: I am peeling apples.
Turkish: Elmaları soyuyorum.

English: I cut my finger peeling potatoes.
Turkish: Patatesleri soyarken parmağımı kestim.

English: Ali is in the kitchen, peeling potatoes.
Turkish: Ali mutfakta, patatesleri soyuyor.

English: Before winter I'll have the windows painted, as the paint on them is slowly peeling off, especially outside.
Turkish: Üzerindeki boya özellikle dış kısmında yavaş yavaş döküldüğünden, kış gelmeden pencereleri boyatacağım.

English: Ali is peeling the potatoes.
Turkish: Ali patatesleri soyuyor.

Peeling ingilizcede ne demek, Peeling nerede nasıl kullanılır?

Peeling machine : Soyma makinesi.

Peeling off : Soyulmak. Pullanma. İnişe geçmek. Dökülmek (deri). Kabuğunu soymak.

Peelings : Soyuntu. Soyulma. Deri soyma işlemi (kozmetik). (patates vb'de) kabuk. Deri soyucu krem. Kabuk. Soyulmuş kabuk. Kabuk döküntüsü. Peeling.

Peel away : Kabuğunu yüzmek. Kabuğunu çıkarmak. Kabuğunu soymak. Bir kaplama filmi veya tabakayı sıyırarak veya kavlatarak yapışık olduğu yüzeyden ayırmak.

 

Peel off : Kabuğunu soymak. Sıyırmak. Dökülmek (deri). Parça parça soymak. Kabuğunu soymak (meyve vb). Bıçakla sıyırmak. Soymak. Kabuk soymak (meyve vb). İnişe geçmek. Soyulmak.

Peel : Soymak. Kabuğunu çıkarmak. Derisi soyulmak (bronzlaşmadan vb). (kabuğu veya derisi) soyulmak. Hareketli bir araç veya uçak grubundan ayrılarak farklı yöne gitmek. Soyunmak. Kabuğunu soymak. Sıyrılmak (ağacın kabuğu veya insanın derisi veya boya vb). Ayrılmak. Dökülmek (deri).

Banana peel : Muz kabuğu.

Peelable : Soyulabilir.

Salmon peel : Som balığı yavrusu.

Lemon peel : Limon kabuğu.

İngilizce Peeling Türkçe anlamı, Peeling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peeling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denudations : Erozyon. Denüdasyon. Aşınım. Çıplak bırakma. Çıplaklaşma. Çıplak kalma. Soyulma (deri vb). Aşındırma.

Skimming : Kaymak. Yüzeyden sıyırma. Cüruf. Özarama. Yüzeysel tarama - okuma. Köpük. Kaymağını alma. Kef. Halmoz alma.

Abrasions : Aşınmış kısım. Sıyrık. Çizinti. Aşınma sonucu kopan parçalar. Aşınım. Yıpranma. Abrasyon. Yenme. Aşınma.

Desquamation : Deskuamasyon. Deri soyulması. Kutikulanın atılması veya epidermisin dökülmesi. Derinin epitel tabakasının iri veya ufak parçalar halinde dökülmesi, deri soyulması, pul pul dökülmesi. parazitlerde kütikülanın atılması veya epidermisin dökülmesi. Derinin soyulması. Pul pul dökülme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kutikulanın atılması ya da epidermisin dökülmesi. Derinin epitelyal elemanlarının iri ve ufak parçalar halinde dökülmesi.

 

Scaling : Tufal oluşumu. Ölçekleme. Nesne ya da özellikleri nitel kesimlere ya da bölütlere ayırmakla kalmayarak sıra, eşit aralık ve oran ilişkileri içinde dile getirmek üzere başvurulan nicelleştirme yolu. Pullarını ayıklama. Artma. Taş tutma. Yükselme. Pul çıkarma. Pullarını çıkarma.

Parings : Kabuk. Yonga. Soyma (kabuk, soyma, soyuntu, kabuk soyma, soyma (kabuk). Dış katmanı kesip çıkarma. Yontma. Kabuğunu soyma.

Divestment : Bir firmanın finansal veya sosyal hedefleri doğrultusunda bir ya da daha fazla etkinlik biriminin kapatılması ya da varlıklarının bir kısmının satılması. Elden çıkarma. Tecrit. Tasfiye. Mahrum etme. Elinden alma. Geri çekerek yatırım yapma.

Peelings : Peeling. Kabuk. Soyuntu. (patates vb'de) kabuk.

Debarking : Karaya ayak basmak. Karaya çıkmak. Karaya çıkarmak.

Peeling synonyms : organic phenomenon, being robbed, denuding, denudation, shedding, dehull, smash, desquamatory, denudative, graze, divestiture, exfoliation, being peeled, degloving, plundering, pillaging, baring, shelling, abrasion, disengagement, uncoating, scraping, flaking, smosh, ravishing, stripping, grazes, declading, barks, peeling off, skiving, peels.