Pelajik nedir, Pelajik ne demek
Pelajik; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Deniz veya göllerde zemine veya yüzeye bağlı olmaksızın suda asılı olarak kalan veya aktif olarak hareket edebilen canlı.
Zooloji'deki anlamı:
Açık denizlerde yaşayan.
Teknik terim anlamı:
Serbest su kütlesi.
Pelajik anlamı, kısaca tanımı
Pelajik canlı : Su kütlelerinde zemine veya herhangi bir yüzeye bağlı olmaksızın suda asılı olarak kalan veya aktif olarak hareket edebilen canlı
Pelajik yumurta : Özgül ağırlıkları ortam suyundan daha hafif olan ve tabana batmayıp suyun hareketleriyle yer değiştiren yumurtalar.
Pelajik zon : Su ortamında (göl, deniz gibi) kıyılardan uzak serbest su bölgesi.
Tam pelajik : Hayatlarının bütün dönemlerinde su dibinden bağımsız olarak pelajik bölgede yaşayan, holopelajik. Hayatlarının bütün dönemlerinde deniz dibinde bağımsız olarak pelâjik bölgede yaşayan balıklar. Holopelâjik.
Yarı pelajik : Hemipelajik. [Bakınız: hemipelâjik].
Açık deniz : Denizin, kara sularının dışında kalan bölümü. Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, engin.
Serbest su : Ağacın göze boşluğunda toplanan su.
Denizler : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
Serbest : Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).
Göller : Ağrı şehrinde, Doğubayazıt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çorum kenti, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzincan ili, Çayırlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehrinde, Üzümlü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum kenti, Halilçavuş bucağına bağlı bir yer. Karabük ilinde, Eflâni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Malatya kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehrinde, Çatalpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ilinde, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.
Serbes : Serbest. Serbest, rahat.
Harek : Fasulye sırığı.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).
Gölle : Suda kaynatılmış buğday, mısır, fasulye, nohut ve benzerleri tahıllar. Aşure. Bir çeşit irmik tatlısı. Nohut, mısır ve buğdayı acı biberle karıştırıp pişirerek yapılan yağsız bir çeşit çorba. Çok uyuyan kişi. Bilye.
Edebi : Edebiyatla ilgili, edebiyata ilişkin, yazınsal.
Kütle : Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.
Zemin : Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Diğer dillerde Pelajik anlamı nedir?
İngilizce'de Pelajik ne demek ? : pelagic

Bu kısımda Pelajik nedir? Pelajik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pelajik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pelajik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.