Peribacası nedir, Peribacası ne demek

Peribacası; bir jeoloji terimidir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Yanardağ tüfleri, kumtaşları gibi yumuşak ve geçirimli tortularla örtülü yamaçlarda, selinti sularının derinliğine oyması sonucunda oluşan ve tepesinde çok kez aşınmadan korunmuş düz, ağır bir yüksekliğin yer aldığı piramit ya da direk biçimindeki yığınlardan her biri.

İngilizce'de Peribacası ne demek? Peribacası ingilizcesi nedir?:

earth pillar

Peribacası hakkında bilgiler

Peribacası, vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla ortaya çıkan oluşumdur.

Peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloku bulunmaktadır. Çapları ise 1 m ile 15 m arasında değişmektedir. 1 m'den küçük olan ve 15 metreden büyük olan oluşumlar peribacası olarak değerlendirilmemektedir.

Sel suları dik yamaçlarda kendine yol bulurken, sert kayaları çatlatarak aşındırır. Bitki örtüsünün özelliklerine göre aşınan malzeme peribacası olarak isimlendirilen şekillerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzeme derin bir şekilde oyulduktan sonra, üst kısımlarda yer alan şapka şeklinde duran bir parça ve aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkar.

 

Peri bacalarının oluşumunda, rüzgar etkisi kadar yağmur sularının yüzeydeki akışı da önemlidir. Yağmur sularının etkili ve güçlü yüzey akıntısı olarak gelişmesine ise en önemli etken bitki örtüsünün azlığı ve tüflerin geçirimsiz olmasıdır.

Peribacası kısaca anlamı, tanımı:

Kola : Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolalama.

Tepe : Birinin yanı başı, baş ucu. Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. Bir şeyin en üstteki bölümü. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Tane. Pasaj. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Müzik eseri. Nesne.

 

Biçim : Tarz. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Peri : Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık. Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.

Sivri : Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut. Ucu keskin ve batıcı olan.

Piramit : Tepeleri ortak bir noktada birleşen, tabanları da herhangi bir çokgenin birer kenarı olan birtakım üçgenlerden oluşmuş cisim, ehram. Mısır firavunlarının mezarı, ehram. Gösteri jimnastiklerinde, jimnastikçilerin, araçlı veya araçsız olarak birbirlerinin omuzlarında, dizlerinde oluşturdukları gösterişli ve düzenli biçimler.

Görünüş : Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Görünme işi.

Külah : Erkeklerin giydiği genellikle keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.

Tepsi : Bu kap biçiminde olan. İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. Bir kabın alabileceği miktarda olan.

Yeryüzü : Yer kabuğu. Dünya.

Vadi : Çalışma alanı, tutulan yol, benimsenen tarz. İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak.

Diğer dillerde Peribacası anlamı nedir?

İngilizce'de Peribacası ne demek? : (capped) earth pillar, erosion column, chimney rock

Fransızca'da Peribacası : cheminée des fées

Almanca'da Peribacası : n. Schlotte