Perisit nedir, Perisit ne demek

Perisit; Biyoloji, Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: adventisya hücresi].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kılcal damarlarda bulunan ve makrofajlara dönüşebilen hücre olarak da bilinen bağ doku kökenli, miyoepiteliyal, adventisyal hücre, perivasküler hücre. Perisitlerde; miyozin, aktin ve tropomiyozinin bulunması bu hücrelerin kasılma özelliğine sahip oluklarını gösterir.

Perisit anlamı, kısaca tanımı

Peri : Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık. Çok güzel, alımlı, becerikli kadın

Perivasküler hücre : Perisit.

Adventisya hücresi : Başlıca kılcal damarların etrafında bulunan bağ dokusundaki farklılaşmamış mezenşim hücrelerinin çeşitli görevleri yapmak üzere yeni farklılaşmaya başlamış tipleri. Perisit.

Adventisyal hücre : Perisit.

Kılcal damar : Dokulardaki atardamarların son dallarını, toplardamarların ilk dallarına birleştiren ince damar.

Tropomiyozin : Kalsiyum iyonlarının yokluğunda aktin ve miyozin ipliklerinin etkileşimini ve kasılmayı engelleyen, çizgili kasın ince ipliklerinde bulunan, üzerinde yedi aktin ve üç troponin bağlama yeri bulunan, her biri yaklaşık 35000 molekül ağırlığında iki paralel alfa heliks yapısındaki polipeptidin oluşturduğu halkalanmış halka şeklindeki bir protein.

 

Perivasküler : Damarın çevresinde.

Adventisya : Özofagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış bağ dokusu tabakası. Özefagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış kısmındaki bağ dokusu. Organ, kan damarı veya diğer yapıların en dışını saran bağ doku tabakası.

Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

 

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Kasılma : Kasılmak işi, takallüs.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Bulunma : Bulunmak işi.

Oluklar : Bingöl şehri, Yamaç bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Miyozin : Pek çok hücrede ve çizgili kasta bulunan, çizgili kasnı kalın ipliklerinin esas bileşeni olan, uzun iki iplik şeklinde, bir alfa heliks kuyruk, bir boyun ve ATPaz faaliyeti bulunan iki küresel baştan oluşan, miyozin I, miyozin II, miyozin V tipleri olan bir protein. Kalın iplik. Kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan protein yapısındaki kalın iplikler. İskelet kasında en yüksek oranda bulunan, total kas proteininin % 60-70’ ini oluşturan kalın flamentlerin temel proteini. Kaslarda yapısal ve kasılmadaki işlevin yanı sıra, ATP’nin hidrolizini katalizleyen (ATPaz) bir enzim işlevi de göstermektedir. Suda erimeyen fakat tuz çözeltilerinde eriyen ve kas tellerinin karakteristik kimyasal yapısını meydana getiren bir kas proteini bk. akto-miyozin.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Kılcal : Kıl gibi olan, çok ince.

Dönüşe : Gelin ve damadın anne ve babası, dünür.

Diğer dillerde Perisit anlamı nedir?

İngilizce'de Perisit ne demek ? : pericytus