Adventisya hücresi nedir, Adventisya hücresi ne demek

Adventisya hücresi; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Başlıca kılcal damarların etrafında bulunan bağ dokusundaki farklılaşmamış mezenşim hücrelerinin çeşitli görevleri yapmak üzere yeni farklılaşmaya başlamış tipleri. Perisit.

Adventisya hücresi anlamı, kısaca tanımı

Adventisya : Özofagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış bağ dokusu tabakası. Özefagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış kısmındaki bağ dokusu. Organ, kan damarı veya diğer yapıların en dışını saran bağ doku tabakası

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Kılcal damar : Dokulardaki atardamarların son dallarını, toplardamarların ilk dallarına birleştiren ince damar.

Farklılaşma : Farklılaşmak işi, ayrımlaşma. Ayrımlaşma.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

 

Başlamış : Hatay ili, Erzin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Hüyük ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehrinde, Akhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ilinde, Lâdik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Mezenşim : Embriyonun mezoderm tabakasından gelişen, daha sonra kas ve bağ dokusunu oluşturan farklılaşmamış hücreler. [Bakınız: mezenkim]. Embriyonun gastrulâ evresinde dış-deri (ektoderm) ve iç-deri (endoderm) arasında meydana gelen bir doku yığını.

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

Başlıca : En önemli, başta gelen.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Perisit : [Bakınız: adventisya hücresi]. Kılcal damarlarda bulunan ve makrofajlara dönüşebilen hücre olarak da bilinen bağ doku kökenli, miyoepiteliyal, adventisyal hücre, perivasküler hücre. Perisitlerde; miyozin, aktin ve tropomiyozinin bulunması bu hücrelerin kasılma özelliğine sahip oluklarını gösterir.

 

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Kılcal : Kıl gibi olan, çok ince.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Dokus : Dokuz.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

Diğer dillerde Adventisya hücresi anlamı nedir?

İngilizce'de Adventisya hücresi ne demek ? : adventitial cell, pericyte