Phases türkçesi Phases nedir

Phases ile ilgili cümleler

English: The phases of the Moon result from the angle the Moon makes with the Sun as viewed from Earth.
Turkish: Ayın evreleri Dünyadan bakıldığında Ayın güneşle yaptığı açıdan kaynaklanabilir.

English: During the lunar month, the Moon goes through all its phases.
Turkish: Kameri ay boyunca ay tüm aşamalarından geçer.

English: According to astrology, moon phases influence our lives.
Turkish: Astrolojiye göre, ayın evreleri hayatımızı etkiliyor.

English: Biodynamic farmers plant according to the moon phases.
Turkish: Biodinamik çiftçiler ayın evrelerine göre ekerler.

English: He also discovered sunspots, the dark areas of the Sun. He saw that the planet Venus has light and dark phases just like the Moon. These discoveries provided empirical information that proved that the Sun is at the center of the Solar System, as Nicholas Copernicus had predicted.
Turkish: O da güneş lekelerini, güneşin karanlık alanlarını keşfetti. O, Venüs gezegeninin ışığı olduğunu ve sadece ay gibi karanlık evreleri olduğunu gördü. Bu keşifler güneşin güneş sisteminin merkezinde olduğunu kanıtlayan deneysel bilgi sağladı, Nicholas Copercinus'un önceden bildirdiği gibi.

 

Phases ingilizcede ne demek, Phases nerede nasıl kullanılır?

Phases of the eclipse : Tutulma boyunca geçen olaylar. Tutulma evreleri.

Phases of the moon : Görünen ay tekerinin aydınlık parçasının aldığı biçimler. yeniay, ilkdördün v.b. Ayın evreleri. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Ayın yörüngesi üzerindeki devinimi sırasında, yeryüzünden görünen durumunun yeniay, ilkdördün ...gibi gösterdiği değişiklikler.

The phases of the moon : Ayın evreleri.

Voltage between phases : Evrelerarası gerilim. Fazlararası gerilim. Evreler arası gerilim. Elektriksel güç iletim yollarının tek evreli iki iletkeni arasındaki gerilim. Fazlar arası gerilim.

Emphases : Üzerinde durulan nokta. Kuvvet. Verilen önem. Ehemmiyet. Önem. Şiddet. Üzerinde durma. Vurgulama. Bir şeye verilen önem. Vurgu.

Phase alternation line : Faz değişimli satır.

Phase compensation : Evre dengelemesi.

Phase control : Evre denetimi. Kimi eksicik borularının akım çıktılarını, besleme çevrimi, zaman değişmezi ya da evre açısı ile denetleme. Faz kontrolü.

Phase change : Safha değişimi. Faz değişimi. Evre değişimi.

Phase comparator : Evre karşılaştırıcı. Faz dengeleyici.

İngilizce Phases Türkçe anlamı, Phases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Instances : Misal. Durum. Örnek. Dava. Rica. Örnekler. İstek. Olay.

Instance : Rica. Kerte. Misal. Kere. Durum. Dava. İstek. Olay. Örnek.

Districted : İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. İlçe. Yöre. Semt. Havali. Nahiye. Bölgelere ayırmak. Sancak.

Cycle stroke : Motorlarda birbirini izleyen emme, sıkıştırma, yanma ve atma işlemlerinden oluşan dönemlerin her biri.

 

Cutting : Kesme. Doğrama. Yonga. Hafriyat. Tünel. Yol açma. Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çelik.

District : Kaza. Havali. Bölgelere ayırmak. İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Semt. Nahiye. Sancak. Mahalle. İlçe.

Climates : Şartlar. Hava. İklim. Çevre.

Amputation : Ampütasyon. Uzuv kesme. (organ) kesme. Kesilme. Uzvun kesilmesi. Bir organın veya çıkıntı biçiminde bir oluşumun kesilip çıkarılması. Organın alınması. Kesip çıkarma. Bir organın kesilmesi.

Area : Area. Alan, yer, saha. Yersel alan. Boşluk. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Mesaha. Ülke yüzölçümü. Saha. Bodrum girişi. Harekat bölgesi.

Apogee : En uzak aşama. En yüksek aşama. Zirve. Uydu yörüngesinin dünyaya olan en uzak mesafesi. Doruk. Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yer'e en uzak nokta. Apoje. Füze yörüngesinin en yüksek noktası. Yeröte.

Phases synonyms : period of time, time period, latency stage, genital stage, phase of cell division, latency phase, genital phase, dispersing medium, fertile phase, menstrual phase, oral phase, anal phase, oral stage, dispersing phase, phallic phase, anal stage, musth, fertile period, state of matter, dispersed particles, grade, bedrock, category, degree, echeloning, milestone, gradations, compartment, dept, fraction, dispersion medium, culmination, belt.

Phases zıt anlamlı kelimeler, Phases kelime anlamı

Misconstruction : Fena yorum. Yanlış anlama. Yanlış yorum. Hatalı yapım. Yanlış yorumlama.

Stay in place : Yerinde kalmak.