Plastibase türkçesi Plastibase nedir

  • Plastibaz.
  • 5 kısım polietilen ve 95 kısım ağır parafinin 130°c’de karıştırılıp soğuk merdaneler üzerinden geçirilmesiyle hazırlanan yapma bir vazelin.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Plastibase ingilizcede ne demek, Plastibase nerede nasıl kullanılır?

Plastic : Yoğrulabilir. Biçim verilebilir. Kredi kartı. Plastik. Biçimlenebilir. Naylon. Yoğruk. Estetik. Yoğrulabilen. Esnek.

Plastic analysis : Yoğrumsal çözümleme. Dış dünyadaki varlıkların, cisimlerin anlamlarını ve yol açabilecekleri çağrışımları, belirli bir anlayış ve amaçla değerlendirme ve kullanma işi. bunun için yapılan seçme. Plastik analiz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Plastic arts : Plastik sanat. Plastik sanatlar. Yoğrumlu sanatlar.

Plastic container : Plastik kap.

Plastic deformation : Plastik bozunum. Yoğruk bozunma. Plastik bozulma. Yoğruk bozunum. Kesin şekil bozulması. Kalıcı deformasyon. Kalıcı şekil değişimi. Plastik deformasyon.

Plastic material : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yoğrumsal gereç. Plastik malzeme. Bir görüntü düzenlemesine katılan bütün canlı ya da cansız öğeler; özellikle görünçlük donatımı. yoğrumsal çözümlemeyle değerlendirilen gereç.

Plastic welding : Yoğruk kaynaklama. Plastik kaynağı.

 

Plastic marks : Resim ve yontu gibi yapıtlardan yararlanarak yapılan markalar. Yoğrumlu markalar.

Plastic elements : Makro elementler. Plastik elementler.

Plastic flow : Plastik deformasyon. Kalıcı akma. Yoğruk akış. Plastik akış.

İngilizce Plastibase Türkçe anlamı, Plastibase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plastibase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

Plasticize : Yoğurmak. Plastikleştirmek. Plastik yapmak. Sündürmek.

Conserve : Korumak. Muhafaza etmek. Konserve yapmak. Koruma altında tutmak. Konserve. Konservesini yapmak. Reçel.

Abdomen : Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde).

Plastibase synonyms : keep up, abdominal distention, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, change, a dna, a c syndrom, maintain, abattoir, a band, preserve, abaxial.

Plastibase zıt anlamlı kelimeler, Plastibase kelime anlamı

Stay : Bastırmak. Erteleme. Geciktirmek. Bastırmak (açlığı). Kalış. Durdurmak. ...olarak kalmak. Sabitlemek. Beklemek. Sürdürüp tamamlamak.