Portends türkçesi Portends nedir

  • -e alamet olmak.
  • Delalet etmek.
  • Kötüye işaret olmak.
  • -e işaret etmek.
  • İşareti olmak (kötü).
  • Önceden haber vermek.

Portends ingilizcede ne demek, Portends nerede nasıl kullanılır?

Portend : Önceden haber vermek. -e işaret etmek. -e alamet olmak. İşareti olmak (kötü). Kötüye işaret olmak. Delalet etmek.

Portended : Önceden haber vermek. Kötüye işaret olmak. -e işaret etmek. -e alamet olmak. Delalet etmek. İşareti olmak (kötü).

Portending : Kötüye işaret olmak. Delalet etmek. İşareti olmak (kötü).

Portent : Kötüye işaret. İyi ya da kötü bir şeyin habercisi. Kötülük belirtisi. Belirti. Alamet. Kehanet. Mucize. Haberci. Delalet. İşaret.

Portentous : Kötü. Olağanüstü. Uğursuz. Mucizevi.

The ottoman porte : Bab-ı ali.

Portegue : Portekiz.

Porter : Koyu veya siyah bira. Kapıcı. Ücretle yük taşıyan kimse. Yükçü. Taşıyıcı. Hastalık etkenini vücudunda taşıyan canlı, portör. Hamal. Portör. Siyah bira. Küfeci.

Ported : Kapıları olan. Kapılı.

Portents : Kötüye işaret. Kehanet. Alamet. Delalet. Haberci. Belirti. İşaret. Kötülük belirtisi. Mucize.

İngilizce Portends Türkçe anlamı, Portends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Portends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Betides : Başına gelmek. Haber vermek. Meydana gelmek. Olmak. Ortaya çıkmak.

Augur : Kehanette bulunmak. Kahin. Fala bakarak haber vermek. İşareti olmak. Bir işaret olmak (iyi veya kötü). Önceden bildirmek. Önceden söylemek. Alamet olmak. Bir şeye alamet olmak.

Bode : İşaret etmek. Alamet olmak. İşareti olmak. -e delalet etmek. Beklemek. İowa eyaletinde şehir. Belirtisi olmak.

Foreshow : Önceden söylemek. Önceden göstermek. Tahminde bulunmak. Belirtisi olmak. Kehanette bulunmak. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek.

Forecast : Öngörüde bulunmak. Bir olay, durum ya da sonucu henüz gerçekleşmeden, sağduyusal ya da sezgisel ipuçlarına dayanarak önceden kestirme yeteneği. Önceden planlamak. Kestirmek. Tahmin etmek. Tahmin. Tahmin yürütme. Önceden tahmin etmek. Öngörü.

Connoting : Anlamına gelmek. Demek istemek. İfade etmek. Akla getirmek. Göstermek. Ayrıca bir anlam taşımak. Demeye gelmek.

Foretells : Gaipten haber vermek. Önceden bildirmek. Mek. Kestirimde bulunmak. Önceden bilmek. Geleceğini haber vermek. Kehanette bulunmak.

Signalizes : Meşhur etmek. İşaretle bildirmek. Göstermek. Belirginleştirmek. Karakterize etmek. İşaret etmek. Bildirmek. Sinyalize etmek.

Prefigured : Önceden fikir vermek. Önceden kavramak. Önceden canlandırmak.

Bespeak : Ayırtmak. İstemek. Ismarlamak. Sipariş vermek. Rica etmek. Tutmak. Bir şeye delalet etmek. Konuşmak. Göstergesi olmak. Talep etmek.

Portends synonyms : preindication, attests, prognosticate, denotes, forebodes, foreshadow, foreshows, signalize, argue, presaged, portended, implying, connote, betiding, presage, presages, point, bode ill, betided, omen, prefigures, threaten, foreruns, be indicative of, predict, foretoken, prodigy, sign, foreboded, denote, augury, augur ill, foretold.