Prepusyum ürolitiyazisi nedir, Prepusyum ürolitiyazisi ne demek

Prepusyum ürolitiyazisi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Prepusyumda taş oluşması veya taş bulunması, postolitiyazis. Genç tosunlarda deliğinin tıkanmasına ve göbeğin etrafındaki karın duvarına idrar sızmasıyla belirgindir.

Prepusyum ürolitiyazisi anlamı, tanımı

Prepusyum : Sünnet derisi

Ürolit : İdrar taşı.

Ürolitiyazis : İdrar yollarının herhangi bir bölümünde taş oluşması veya taş bulunması. Tıkanmaya sebep olan taşlar erkek hayvanlarda hızlı seyirli pyelonefritisin gelişmesinden sonra böbrek dokusunun yırtılmasına sebep olabilir.

Postolitiyazis : Prepusyum ürolitiyazisi.

Tosunlar : Bolu şehri, Mudurnu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli kenti, Sarayköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan ilinde, Çayırlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir ilinde, Ödemiş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tokat ili, Erbaa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Zonguldak ili, Devrek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Tıkanma : Tıkanmak işi.

Bulunma : Bulunmak işi.

 

Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

Sızma : Sızmak işi. Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi. Sızdırılmış.

İdrar : Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Etraf : Yanlar, taraflar. Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit.

Tıkan : Yağ tavası. Diken.

Tosun : Danalıktan yeni çıkmış genç boğa. Sağlıklı, tıknaz delikanlı.

Göbe : Yağda ya da saçta pişirilen sulu hamurdan yapılmış yağlı ya da yağsız ekmek.

Tıka : Tuğla, kiremit gibi şeyler yapmaya yarayan kil. Kaydırak oyununda nişan alınmak için dikilen şey. Kuş gagası.

Duva : Dua.

Diğer dillerde Prepusyum ürolitiyazisi anlamı nedir?

İngilizce'de Prepusyum ürolitiyazisi ne demek ? : preputial urolithiasis