Psych türkçesi Psych nedir

Psych ile ilgili cümleler

English: Ali has been seeing a psychiatrist since October.
Turkish: Ali ekim ayından beri bir psikiyatrist ile görüşüyor.

English: Ali claims to have psychic powers.
Turkish: Ali psişik güçlerinin olduğunu iddia ediyor.

English: Ali is a psychiatrist.
Turkish: Ali bir psikiyatrist.

English: Ali is a child psychologist, right?
Turkish: Ali bir çocuk psikoloğu, değil mi?

English: Ali is a psychic.
Turkish: Ali bir medyum.

Psych ingilizcede ne demek, Psych nerede nasıl kullanılır?

Psychasthenia : Psikasteni. Ruh argınlığı. Saplantılar, yılgılar, tikler edinme ve nedensiz korkulara kapılma gibi belirtileri olan karmaşık ruh durumu.

Psyche : Akıl. İnsan ruhu. Sayk. Boy aynası. İnsan aklı. Psişizm. Ruh. Psişe. Tin. Can.

Psyched : Sarhoş. Heyecanlı. Heyecan dolu. Heyecan içinde.

Psychedelic : Hayal gördüren (ilaç). Sanrı yaratan (madde). Hayal gördüren. Saykodelik. Evham yaratan. Psikedelik.

Psychedelics : Psikodelikler. Zihin açıcılar.

Psychiatrists : Akliyeci. Akıl hastalıkları uzmanı. Psikiyatrist. Psikiyatr. Ruh doktoru. Psikiyatri uzmanı. Ruh hekimi. Akil hastalıkları uzmanı.

Psychiatrist : Akil hastalıkları uzmanı. Akıl hastalıkları uzmanı. Psikiyatr. Ruh rekimi. Ruh hekimi. Akliyeci. Psikiyatrist. Ruh doktoru. Psikiyatri uzmanı.

 

Psychiatric interview : En az yöneltici bir tutumla görüşülen kişiyi sınırı belirsiz bir konu üzerinde ayrıntılı biçimde, özgürce konuşmaya özendiren ve yanıtlayıcının görüşlerini, düşüncelerini aydınlığa kavuştururken belli bilgileri açığa vurmasını bekleyen görüşme. bk. bireysel görüşme. Özesağaltıcı görüşme.

Psychiatry : Akıl hastalıkları bilim dalı. Psikiyatri. Ruh hekimliği. Ussal bozuklukların, kişisel uyum sorunlarının ve örgensel hastalıkların ruhsal yönlerinin tanınması ve iyileştirilmesi ile uğraşan ve bu konularda incelemelere girişen hekimlik dalı.

Psychiatries : Psikiyatri. Ruh hekimliği. Akıl hastalıkları bilim dalı.

İngilizce Psych Türkçe anlamı, Psych eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psych ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eidolons : Hayalet. Görüntü.

Aurae : Buhar. Atmosfer. Hava. Koku. Gizemli ortam. Sıcak basması.

Soul : Şahıs. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Hissiyat. Zencilerle ilgili. Gönül. Öz. Timsal. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Tin. Kök.

Head : Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. Kafa. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Olgunlaşmak. Baştaki. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Boggard : Kötü ruh. Hortlak. Tanımlanamayan hava aracı. Tanımlanamayan gök cismi. Ufo. Hayalet.

Eidola : Bir sanat eserinin vücud bulmadan önce yaratıcı insan zekasında kazandığı ilk form. Hayalet. Görüntü.

Cognition : Bilişsellik. Bilme. Kavrama. Ittıla. Biliş. Farkında olma. Algılama. Vukuf. Gerçeğin insan düşüncesinde, toplumsal gelişim yasalarıyla koşullanmış, uygulamayla ayrılmaz biçimde bağlantılı olarak yansıması ve yeniden kurulması süreci.

Unconscious : Bilinçaltı ile ilgili. Habersiz. Kasıtsız. Bilmeden. Kendinden geçmiş. Baygın. Kendinde değil. Şuursuz. Bilinçsiz. Bilinçaltı.

Animation : Yaşam. Canlılık, hayatiyet. Animasyon. Şevk. Hareket. Canlılık. Canlandırma. Heyecan.

Anima : Erkek kişiliğinin kadınsı yönü (jung psikolojisine göre). Can. Gerçek içsel öz. Varoluş. Akıl.

Psych synonyms : subconscious mind, astral bodies, spirit, noesis, knowledge, auras, atman, nous, essence, psychs, astral body, psyching, ego, mind, ghost, brain, atmans, cabbage, unconscious mind, noddle, esprit, eidolon, subconscious, aura, tabula rasa.