Punctured türkçesi Punctured nedir
Punctured ile ilgili cümleler
English: It's punctured.
Turkish: O delinmiş.
English: A nail punctured the tire.
Turkish: Bir çivi lastiği patlatmış
English: My bicycle has a punctured tire.
Turkish: Bisikletimin tekeri patlak.
English: I punctured my eardrum with a cotton bud.
Turkish: Ben bir pamuklu çubukla kulak zarımı patlattım.
English: The knife punctured his lung.
Turkish: Bıçak, onun akciğerini delmiş.
Punctured ingilizcede ne demek, Punctured nerede nasıl kullanılır?
Puncture wounds : Mıh batması. Tırnağın tabanındaki canlı dokulara cam, çivi, mıh, tel, odun parçası vb. sivri cisimlerin batması.
Cardial puncture : Şırınga veya iğneyle kalpten kan alma işlemi. Kardiyal punktur.
Lumbar puncture : Bel ponksiyonu. Lomber ponksiyon.
Marrow puncture : Kemik iliği ponksiyonu.
Suprapubic puncture : Suprapubik ponksiyon.
Venepuncture : Damar delme. Kan almak amacıyla damara iğne sokulması. Damar kesme. Damar delinmesi (tıp veya medikal terimi). Damar kesilmesi.
Acupuncture : Akapunktur. Akupunktur. Akupunktur yapmak. Akupunktur tedavisi.
Galvanopuncture : Galvanopunktür.
Acupuncture point : Akapunktur noktası. Akupunktur noktası.
Electropuncture : Elektropunktür.
İngilizce Punctured Türkçe anlamı, Punctured eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Punctured ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Break down : Çökmek. Baskıya dayanamamak. Bozmak. Kendinden geçmek. Kırmak. Bozulmak. Parçalamak. Bölmek. Ruhen yıkılmak.
Bust : Sona ermek. Bozmak. Parçalamak. Kırmak. İflas etmek. Tutuklamak. Vurmak. Batmak. Tartışmak. İflas ettirmek.
Bring down : Aşağıya indirmek. Yaralamak. Düşürmek. Sürdürmek. (yönetimi) düşürmek. Değerini düşürmek. İndirmek. Azaltmak. Devirmek.
Busted : Tartışmak. Tutuklamak. Yakalanmış (suçlu). Tutuklanmış. İflas etmek. Vurmak. Bozmak. Kırmak. Tutuklanan.
Clout : Yumruk. Yapıştırmak. Vurmak. Çakmak. İndirmek (argo terim). Paçavra. Güç. Torpil. Nüfuz. Etki.
Cut up : Muzip. Doğramak. Yok etmek. Üçkağıtçı. İncitmek. Ölmek. Yerden yere vurmak. Mahvetmek. Hilekar. Dalavereci.
Blew : Fışkırmak. Soluk soluğa kalmak. Çiçeklenmek. Kahretmek. Küfretmek. Esmek. Üflemek. Atmak (sigorta). Su fışkırtmak (balina). Çiçek açmak.
Come to naught : Ziyan olmak. Suya düşmek. (hayalleri vb.) suya düşmek. Boşa gitmek.
Defeats : Mağlubiyet. İptal ettirmek. Mağlup etmek. Yenilgi. Yenmek. Nihayet vermek. Engellemek. Suya düşürmek. Bozgun.
Frustrate : Bozmak. İşini bozmak. Set çekmek. Kösteklemek. Sinirlerini bozmak. Önlemek. Hüsrana uğratmak. Düş kırıklığına uğratmak. Engel olmak.
Punctured synonyms : defeating, cut, fizzling, confounds, blast, brast, foundering, foundered, pierced, confounding, go to pot, breaks, fizzles, fizzle, defeat, busting, commission, crack, blight, cracks, blighted, baffles, bust up, dash, blow, blow down, puncturing, clouts, punctures, perforate, burst out, go by the board, blow up.
Punctured zıt anlamlı kelimeler, Punctured kelime anlamı
Uncut : Kısıtlanmamış. Biçilmemiş. Hiçbir bölümü çıkarılmamış (kitap veya oyun veya film). Kısaltılmamış. Yontulmamış. Kesilmemiş. İşlenmemiş. Budanmamış. (değerli taş) yontulmamış. Kenarları açılmamış (sayfalar).
Punctured ingilizce tanımı, definition of Punctured
Punctured kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the surface covered with minute indentations or dots.

Bu kısımda Punctured kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Punctured ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Punctured anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Punctured ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.