Puparyum nedir, Puparyum ne demek

Puparyum; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Belirli Diptera ailelerinin pupa evresi.

Tam başkalaşım görülen sineklerin son larval evrenin sertleşmiş dış iskeleti.

Puparyum tanımı, anlamı

Pupa : Geminin arkası, kıç

Tam başkalaşım : Çoğunlukla böceklerde görülen ve yumurtadan çıkan larvaların erişkinlerinden tamamen farklı olduğu gelişim şekli, holometabol gelişme, holometabol gelişme. Bu gelişme biçiminde larva, pupa ve erişkin olmak üzere üç gelişim evresi bulunmakta, yumurtadan çıkan ve türe özgü sayıda gömlek değiştiren larva erişkinlerden tamamen farklı olup erişkinlerde bulunan anten, kanat, ağız organelleri ve bacak gibi yapıları bulunmamakta, yalnızca az gelişmiş gözleri bulunmakta ve beslenme biçimleri farklıdır. Pupalar beslenmez, hareket etmez (sivrisinek pupaları istisna) ve genellikle kalın duvarlı bir kokon veya puparyum içerisinde bulunmakta ve pupariyal kılıf içerisinde tamamıyla erişkin erkek ve dişiler gelişmekte ve pupayı terk etmektedirler.

Dış iskelet : Bazı süngerlerde, eklem bacaklılarda epidermis üzerine salgılanan sert destek dokusu. Ekzoiskelet. Bazı süngerlerde, eklem bacaklılarda epidermis üzerine salgılanan sert destek dokusu, ekzoiskelet.

 

Sertleşmiş : Sertleşmeye uğramış olan.

Başkalaşım : Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.

Sinekler : Birçok sinek türünü içine alan çift kanatlılar familyası.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

Sinek : Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı. İskambil kâğıtlarının siyah renkte yoncayı andıranı, ispati.

İskel : Balta, çift demiri gibi şeyleri çelikleme işi.

Larva : Kurtçuk.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Evren : Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. Büyük yılan. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

 

Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Aile : Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Diğer dillerde Puparyum anlamı nedir?

İngilizce'de Puparyum ne demek ? : puparium