Raket nedir, Raket ne demek

Raket; bir spor terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Masa tenisi, tenis vb. oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağla veya lastikle kaplanmış saplı araç, vuraç

Raket hakkında bilgiler

Genellikle tahtadan, hafif metalden ya da sentetik iplikten oval bir çerçevesi olan ve üzerine bağırsak ya da sentetik iplikten bir kiriş geçirilmiş, tenis, badminton ve squash oynamakta kullanılan saplı araç.

Tenis raketi 1975'ten başlayarak çerçevenin genişletilmesiyle büyük bir değişikliğe uğradı. Vuruşların hızını artıran (daha uzun tellerin daha büyük bir esneklik sağlaması) ve kafesli alanın genişlemesini sağlayan, böylece topun çarpmasıyla meydana gelen titreşimleri azaltan da büyük ve orta çerçevelerin ortaya çıkmasıdır.

Raket ile ilgili Cümleler

  • Raketleri kiralayabilir miyim?
  • Bana sinek raketi getirir misin, lütfen?
  • Biri benim tenis raketimi çaldı.
  • Ali raketini yere koydu.
  • Raketbol oynamayı tercih eder misin?
  • Neden raketimle oynuyorsun?
  • Ali yeni bir tenis raketi aldı.
  • Raketi sıkı tut.
  • Ali halıyı eski bir raketle dövdü.
  • Ali tenis raketini ne zaman aldığını merak ediyordu.

Raket tanımı, anlamı:

Tenis : Ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun, alan topu.

 

Oval : Özellikle elips gibi iki simetri ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu şekil. Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı, söbe, beyzi.

Tahta : Kara tahta. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Bu ağaçtan yapılmış. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Hile, düzen, desise, entrika. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü.

Vurmak : Bağlama, ilişkilendirmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Çıkmak. Olumsuz yönde etkilemek. Hızla çarpmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Silahla yaralamak, öldürmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Desteklemek, dayamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Takmak, koymak, bağlamak. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Dokunmak, hasta etmek. Uygulamak, basmak, koymak. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Hızla değmek, çarpmak. Tavla oyununda pulu kırmak. Manevi olarak yaralamak. Kadeh tokuşturmak. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Çarpma işlemini yapmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak.

 

Lastik : Bir tür esnek örgü. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Kauçuktan yazı silgisi. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Korse.

Kaplan : Kedigillerden, enine siyah çizgili, koyu sarı postu olan, Asya'da yaşayan çevik ve yırtıcı hayvan (Felis tigris).

Vuraç : Raket.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Hafif : Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Gücü az olan, belli belirsiz. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Etkisi az olan, sert karşıtı. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Önemli olmayan. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Güç veya yorucu olmayan, kolay.

Diğer dillerde Raket anlamı nedir?

İngilizce'de Raket ne demek? : [Råket] n. racket, battledore, rocket, missile, racquet

n. racket, racquet, bat

Fransızca'da Raket : raquette [la]

Almanca'da Raket : n. Tamburin

Rusça'da Raket : n. ракетка (F), ракета (F)