Receives türkçesi Receives nedir

  • Aşai rabbani ayininde ekmek ve şarap almak.
  • Teslim almak.
  • Çekmek (yayın).
  • Parasını almak.
  • Almak (mesaj vb).
  • Kabul etmek.
  • Başına gelmek.
  • Ağırlamak.
  • Mesaj almak.
  • Kaldırmak.
  • -e uğramak.
  • Anlamak.
  • Evsahipliği yapmak.
  • Eline ulaşmak.
  • Ev sahipliği yapmak.
  • Karşılamak (haber vb.).
  • Uğramak.
  • Almak.

Receives ile ilgili cümleler

English: Ali receives a very high salary.
Turkish: Ali çok yüksek bir maaş alıyor.

English: He receives a high salary.
Turkish: O, yüksek bir maaş alır.

English: Ali receives a certain amount of pocket money from his wife every week. He puts whatever remains at the end of the week into his piggy bank.
Turkish: Ali her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.

English: The politician receives on Wednesdays.
Turkish: Politikacı çarşamba günleri kabul ediyor.

English: She is careful about the way she receives guests.
Turkish: O, misafirleri kabul şekli hakkında dikkatlidir.

Receives ingilizcede ne demek, Receives nerede nasıl kullanılır?

Receive buffer : Alış arabelleği. Alış yastıkbelleği.

Receive file : Alma dosyası. Dosya al.

Receive filename : Alınacak dosya adı.

Receive mode : Alıcı modu.

Receive only : Salt alıcı uçbirim. Salt alıcı. Salt alır. Terminal. Sadece alış.

 

Received files : Alınan dosyalar.

Received : Kabul edilmiş. Alma. Geçer. Gelen. Cari. Alındı. Teslim alınmış. Geçerli. Alma tarihi.

Receive power : Alış gücü.

Receive only terminal : Salt alış uçbirimi. Salt alıcı uçbirim.

Send and receive updates : Güncelleştirmeleri gönder ve al.

İngilizce Receives Türkçe anlamı, Receives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Receives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drop by : Habersizce kısa bir ziyarette bulunmak. Yolu düşmek. Geçerken ziyaret etmek. Ayaküstü ziyaret etmek. Geçerken uğramak. Habersiz uğramak. Şöyle bir uğramak.

Assume : Yerine getirmek. Sanmak. Saymak. Üstlenmek. Gerçek saymak. Ele geçirmek. Taslamak. Üstüne almak. Hükmetmek. Zannetmek.

Borrow : Ödünç alma. Borç almak. Borçlanma. Borç olmak. Alıntı yapmak. Ödünç almak. Ariyeten almak.

Dined : Yemek vermek. Akşam yemeği yemek. Yemek yemek. Ziyafet vermek. Akşam yemeğini yemek. Günün esas yemeğini yemek. Akşam yemeği vermek. Yemeğe davet etmek.

Feasted : Eğlendirmek. İyi beslemek. Ziyafette yiyip içmek. Ziyafet. Doya doya yapmak. Yiyip içmek. Bayram. Haz almak. Şölen. Ziyafet vermek.

Befalling : Başına gelen. Başa gelen (tecrübe). Olmak.

Suffer : Katlanmak. Değer kaybetmek. Kötüye gitmek. Acı çekmek. İzin vermek. Acısını çekmek. (acı) çekmek. Istırap çekmek. Çekmek.

Appreciates : Fiyatını yükseltmek. Değerlenmek. Zevk almak. Değerini artırmak. Değer vermek. Takdir etmek. Değerlemek. Minnettar olmak. Kıymetini bilmek.

Accede to : Çıkmak (hükümdar tahta). Belli bir duruma razı olmak. Başkasının bakış açısına saygı göstermek. Razı olmak.

 

Ascertains : Soruşturmak. Aslını öğrenmek. Tayin etmek. Meydana çıkarmak. Saptamak. Tespit etmek. Öğrenmek. Belirlemek. Bulmak.

Receives synonyms : horripilate, bear, host, get, entertain, bear off, receive, incur, have someone over, absorbs, absorb, have, experiences, hustle, actualise, acquiesce, annuller, accede, hosts, bestirring, accepts, dines, borrows, abrogates, bestir, acceded, arouse, take possession of, bestirred, admits, befallen, fetes, apprehended.

Receives zıt anlamlı kelimeler, Receives kelime anlamı

Stay : ...olarak kalmak. Bırakmamak. Geçiştirmek. Oyalanmak. Önlemek. Kalmak. Ertelemek. Erteleme. Durmak. Beklemek.

Reject : Kabul etmemek. Bir kenara atılan yararsız şey. Iskartaya çıkarmak. Iskarta. Geri çevirmek. Bir tarafa atmak. Kusmak. İstememek. Atmak.