Refuge türkçesi Refuge nedir

Refuge ile ilgili cümleler

English: We took refuge from the storm in a nearby barn.
Turkish: Fırtına yüzünden yakındaki bir ahıra sığındık.

English: We took refuge behind a big tree.
Turkish: Büyük bir ağacın arkasına sığındık.

English: A refugee camp is a nightmare.
Turkish: Bir mülteci kampı kabustur.

English: We took refuge in a cave and waited for the storm to pass.
Turkish: Mülteciyi bir mağaraya götürdük ve fırtınanın geçmesini bekledik.

English: Say, I seek refuge in the Lord of mankind.
Turkish: De ki, ben insanlığın Rab'bine sığınırım.

Refuge ingilizcede ne demek, Refuge nerede nasıl kullanılır?

Take refuge in : İltica etmek. Kapağı atmak. Sığınmak. -e sığınmak.

Central refuge : Orta refüj.

Found refuge : Saklandı. Barınak buldu. Sığındı.

Port of refuge : Barınakca. Sığınma limanı. Sığınak limanı. Fırtına ve benzeri zorunlu nedenlerle gemilerin sığınabilecekleri yer. Sığınılacak liman. Barınma limanı.

Street refuge : Ortakaldırım. Sokaklarda ve özellikle anayollarda, yayaları taşıt dolaşımının çekincelerinden korumak için yol ortasına yapılmış, yol düzeyinden yüksekte yer alan durma ve geçme yeri. Röfüj. Rofüj.

 

Take refuge : Başka bir ülkeye sığınmak. Sığınmak.

Refugees : Sığınan kimse. Muhacir. Mülteci. Mülteciler.

Refugee camp : Mülteci kampı.

Refugee : Muhacir. Mübadil. Sığınan kimse. Mülteci. Sığınmacı. Sığınık.

Education of refugees : Baskı altında ülke değiştirenlerin, sığındıkları yeni ülkeye uymalarını sağlamak için yapılan eğitim. Sığınanlar eğitimi.

İngilizce Refuge Türkçe anlamı, Refuge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Refuge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lodging : Konut olarak kullanılan oda. Konaklayış. İskan. Pansiyon. Kiralık ev. Kiralık oda. Kalacak yer (geceyi geçirmek için). Han. Konut.

Haven : Melce. Liman şehri. Limana sığınmak. Limana girmek. Liman.

Rooms : Odalar. Pansiyon. Ev. Apartman. Daire.

Be : -di. Durmak. Olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Mal olmak. Anlamına gelmek. -dı. -dir. Berylliumb (berilyum). Var olmak.

Bunkered : Yeraltı sığınağı. Golfte topu bunkere sokmuş olan. Depo. Kömürlük. Hazne. Oda arkadaşı. Kömür ambarı. Dökme gereç deposu. Yakıt almak.

Coverts : Örtülü. Kuşlak. Avlak. (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri. Kaplama. Kanat ve kuyruk tüyleri. Saklı. Saklanılan yer. Daha büyük olanların temellerini örtmek için olan küçük tüyler (zooloji).

Abide : Beklemek. Durmak. Sadık kalmak. İkamet etmek. Dayanmak. Sakin olmak. Tab getirmek. Dözmek. Katlanmak. Gözlemek.

Ceases : Kesmek. Bitmek. Dinmek. Durdurmak. Bitirmek. Kesilmek. Son vermek. Bırakmak. Sona ermek. Vazgeçmek.

 

Havens : Liman.

Cote : Ağıl. Kuş yuvası. Kulübe. Kümes. Mandıra.

Refuge synonyms : defection, bothy, country, crouch down, recourse, defections, citadels, library vault, storage vault, traffic island, coverings, ports, resort, cease, fall back upon a thing, quarters, accommodations, be left, bombshelter, bunkers, refuged, defecting, havening, defected, funk hole, refuges, abides, devolve, bomb shelter, abided, coves, havened, harboring.

Refuge ingilizce tanımı, definition of Refuge

Refuge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To shelter. To protect. Shelter or protection from danger or distress.