Resample türkçesi Resample nedir

  • Yeniden örneklendir.

Resample ingilizcede ne demek, Resample nerede nasıl kullanılır?

Presample : Önörnek. Bir anaörneğin büyüklüğünü saptamak ya da örnekleme tasarımının içerdiği kaçınıları kestirmek üzere bir kılavuz araştırmada kullanılan küçük boyutlu sınama örneği, bk. örnek büyüklüğü.

Resampling : Yeniden örnekleme.

Resalable : Yeniden satılabilir. Tekrar satılabilir.

Resale : Tekrar satış. Perakende satış. Yeniden satış. İkinci elden tekrar satış.

Resale price : Yeniden satış fiyatı. Perakende satış fiyatı.

Baresark : Zırhsız. Zırhsız asker.

Resazurin : Rezazürin. Resazürin. Sütün bakteriyel etkinliğini ve kalitesini saptamak için yapılan testte kullanılan boya maddesi.

Daresay : Söyleyebilmek. Bir şeyin neredeyse kesin farz etmek. Söylemeye cesaret etmek. Tahmin etmek. Öyle olduğunu düşünmek. Zannetmek. Galiba.

Aforesaid : İsmi geçen. Adı geçen. Yukarıda geçen. Mezkur. Anılan. Söz konusu. Daha önce belirtilen. Bahsi geçen. Yukarıda bahis konusu edilen. Daha önce söylenilen.

Foresail : Trinketa yelkeni. Velestralya yelkeni. Tirinket. Trinketa. Tirinket yelkeni. Pruva yelkeni. Ön yelken.

İngilizce Resample Türkçe anlamı, Resample eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resample ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coupon : Bir reklamın daha ayrıntılı bilgi talep etmek vs için reklamcıya gönderilmek üzere tasarlanan kısmı. Üstün nitelikte kumaş parçası. Daha genel olarak borç üzerindeki faiz oranı. Koçan. Piyango biçiminde düzenlenmiş. Kupon. Bono. Faiz kuponu. Çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça.

Representative sample : Örnek. Göz önünde tutulan amaçlar bakımından evrenin bütün özelliklerini temsil ettiği düşünülen örnekleme. Temsil eden örnek. Numune. Temsili örnek. Temsil edici örnek. Tanıtım numunesi. Tanıtıcı örnek. Temsil eden numune.

Stratified sample : Zümrelere göre örnek. Tabakalı örnek.

Example : Mesala. Örnek. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. İbret. Kip. Ders. Numune. Misal.

Instance : Durum. Dava. Örnek. Kerte. İstek. Kere. Aşama. Misal. Olay. Rica.

Distribution : Düzenleme. Bir niceliğin işlevi olduğu bir değişkenin değerleri üzerinde ağırlıklı üleşimi. Dağıtım. Bir özdek ya da nesneyi çeşitli evrelere, konumlara durumlara üleştirme. Serpme. Coğrafya, eğitim, ekonomi, fizik, iktisat, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlaçların kandan, doku ve organların içine yayılması. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Halkbilimle ilgili ürün ve olayların coğrafyadaki dağılımı, bk. yayılım. krş. koşut gelişim.

 

Tasting : Tadına bakma. Tatma. Düzensizlik.

Cross section : Enine kesit. Tipik örnek. Kesit. Profil. Tanecik çarpışmaları olasılıklarını veren, bir taneciğin etkileşim alanı ile ilgili nicelik. Kesit yüzeyi. Bir organizmayı boy eksenine dik veya en eksenine paralel olarak kesen kesit, transversal kesit. Bir öğeciğin gelen bir temel parçacık demetine gösterdiği etkin yüzey; bu yüzey, parçacıklar ile öğecik arasındaki etkileşimin ölçüsüdür. Etkin kesit. Enkesit.

Representative : Delege. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Temsili. Temsilci. Milletvekili. Sembolik. Vekil. Karakteristik. Örnek. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme.

Illustration : İlüstrasyon. Görünüleme. Örneklerle açıklama. Misal. İllüstrasyon. Örnek. Tanım. Verileri görsel kavramaya elverişli biçimde sunma. Resim. Açıklama.

Resample synonyms : statistical distribution, proportional sample, grab sample, random sample, sampling, sample distribution, acceptance sampling.

Resample zıt anlamlı kelimeler, Resample kelime anlamı

Disagree : Karşıt görüşte olmak. Anlaşamamak. Aynı fikirde olmamak. Yaramamak. Aynı düşüncede olmamak. Dokunmak. Atışmak. Uyuşmamak. Sürtüşmek. Uymamak.

Abstain : Çekimser olmak. Perhiz etmek. Sakınmak. Çekimser kalmak. İçkiden uzak durmak. İçki içmemek. Geri durmak. Oy vermemek. Kaçınmak. Uzak durmak.