Risk neutral türkçesi Risk neutral nedir

  • Riske kayıtsızlık davranışı gösteren iktisadi karar birimi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Riske duyarsız.
  • Riske kayıtsız.

Risk neutral ingilizcede ne demek, Risk neutral nerede nasıl kullanılır?

Risk : Tehlikeye atmak. Oynamak. Risk almak. Risk. Riske atmak. Güvencelendirilen kişinin karşılaşacağı ve güvencecinin de sözleşmesi koşullarına göre ödemeği yüklendiği dokuncalar. Göze almak. İktisadi karar birimlerinin verecekleri kararlar sonucunda ortaya çıkacak getiriyi olumsuz etkileyebilecek olayların gerçekleşme olasılığı, diğer bir deyişle olayların gerçekleşme olasılığının bilindiği durum. krş. belirsizlik. Sigorta edilen. Kaçını.

Neutral : Nötr. Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Etkisiz eleman. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Cinsiyet organı olmayan. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız. Boşta. Kıvıl yükü olmayan. ekşit ya da baz olmayan. Yansız. Seçmez yayıcı.

Risk neutrality : Riske kayıtsızlık. Yatırımcının riske karşı kayıtsızlığı. Varlıkların yatırım araçlarına dağıtılırken olası risklerin dikkate alınmadığı, yalnızca yatırım araçlarından elde edilecek getirinin ön plana çıkarıldığı risk karşısındaki davranış biçimlerinden biri.

 

Risk analysis : Risk analizi. Karar vermekte yardımcı olacak olasılıklar fonksiyonu yaratmak için çeşitli teknikler kullanımı.

Risk assesment : Risk değerlendirmesi.

Risk assessment : Risk tespiti. Riziko takdiri. Risk değerlendirme. Risk değerlendirmesi. Risk hesabı. Riziko değerlendirmesi.

İngilizce Risk neutral Türkçe anlamı, Risk neutral eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Risk neutral ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Risk neutral synonyms : a shift in demand, a change in demand, a group shares, a shift in supply, ability to pay principle, a pass through certificate.