Sözlü boşinanç nedir, Sözlü boşinanç ne demek
Sözlü boşinanç; Halk Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.
Sosyoloji'deki terim anlamı:
Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan boşinanç. bk. boşinanç. karşılığı sözlü gelenek, sözlü görenek.
Sözlü boşinanç tanımı, anlamı
Boşin : Hatay ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi
Boşinan : Görgül ya da bilimsel temelden yoksun inanç.
Boşinanç : Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre. Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış.
Sözlü : Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.
Sözlü görenek : Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan görenek, bk. görenek, karşılığı sözlü gelenek, sözlü boşinanç.
Sözlü gelenek : Yazılı olmayan, ağızdan ağıza, anlatım yoluyla kuşaktan kuşağa geçen halk öykücülüğü. Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan halk kültürü, bk. gelenek, halk kültürü, karşılığı sözlü görenek, sözlü boşinanç.
Aktarılan : Tecimsel belgitlerin aktarımı yararına yapılan kişi.
Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.
Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.
Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.
Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
Aktar : Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.
Diğer dillerde Sözlü boşinanç anlamı nedir?
İngilizce'de Sözlü boşinanç ne demek ? : oral, superstition

Bu kısımda Sözlü boşinanç nedir? Sözlü boşinanç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sözlü boşinanç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sözlü boşinanç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.