Sülünkaş nedir, Sülünkaş ne demek

Sülünkaş; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Bingöl ilinde, Yenibaşak nahiyesine bağlı bir yer.

Sülünkaş anlamı, tanımı

Sülü : Çelikçomak oyununda kullanılan kısa ve uçları sivri çubuk. Aptal, mıymıntı, sünepe. Süleyman adının bozulmuş biçimi

Sülün : Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus).. Buzağı. Tavuksular (Galliformes) takımının, sülüngüler (Phasianidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, Avrupa'dan Kafkasya'ya kadar olan bölgede yaşayan bir tür. Tavuksular takımında bulunan 11 cinsi 35 türü bulunan erkek ve dişileri birbirine benzemeyen büyük bir kuş grubu. (Phasianus colchicus) Tavuksular (Galliformes) takımının sülüngiller (Phasianidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 80 cm. Güney Doğu Avrupadan Kafkasyaya kadar olan bölgede yaşar. EvcilleştiriImiştir. Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş. Uzun boylu, endamlı. Afyon ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yenibaşak : Bingöl şehrinde, Yenibaşak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Bingöl : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Sülün anlamı nedir?

İngilizce'de Sülün ne demek ? : pheasant