Süla nedir, Süla ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düzgün, pürüzsüz, doğru.

İnce, uzun ve düzgün olan.

Süla ile ilgili Cümleler

  • Eğer bu konuda ben haklıysam sen ve sülalen dünyada da ahirette de yansın, sen haklıysan ben yanayım kabahatin yoksa ikimiz de mutlu olalım.
  • Aile ve sülale eş anlamlı kullanılmıştır dikkat.
  • Sizin beklediğiniz benim hak etmeden para kazanıp bunları sülaleme ve sevdiğim insanlara haksız yere verip vermeyeceğim.
  • Seni ve sülaleni üzmek istemiyorum.
  • Senin sülaleni benim işlerimde ne görmek istiyorum ne duymak istiyorum.
  • Sana saygı duyduğumu biliyorsun ama bana gereğinden fazla yükleniyorsun hırsımı senden ve sülalenden çıkarmak istemiyorum.
  • İnsan sülalesine güvenebilir mi?

Süla tanımı, anlamı

Sülahi : Sürahi, su kabı

Sülak : Ağız yangısı.

Sülale : Soy, hısım akraba. Ev, aile.

Pürüzsüz : Pürüzü olmayan. Hatasız, takılmadan. Düzgün (ses).

Düzgün : Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

 

Pürüz : Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur. Engel, güçlük.

Düzgü : Norm.

Pürü : Ardıç ve çam ağaçlarının yapraklı ince dalları, ağaçların budanmış ince dalları. Çam, ardıç, ladin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. [Bakınız: pür]. Çam dalı, yaprağı: Pürü topla da ateş yakalım.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Sükun potansiyeli anlamı nedir?

İngilizce'de Sükun potansiyeli ne demek ? : resting membrane potential