Sıkal nedir, Sıkal ne demek

Teknik terim anlamı:

Culfanın yon kısmındaki deliklerden birine girecek olan oku sıkıştırmak amacıyla kullanılan yongalar. (Ağıl Eğridir Isparta).

Sıkal kısaca anlamı, tanımı

Sıka : Cimri

Sıkalmak : Sıklaşmak, keafet peyda etmek.

Sıkıştırmak : Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

Sıkıştırma : Sıkıştırmak işi.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yongal : Yontmaya elverişli (ağaç).

Sıkış : Toplu, tıkız, şişman.

Culfa : Dokumacı. Yünden kumaş dokumakta kullanılan aygıt. Dokuma tezgahı.

Yonga : Kesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça, kamga. Milimetrik yüzeyler üzerinde on binlerce devre elemanından oluşan ve son derece karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken malzeme, çip.

Delik : Dar, küçük açıklık. Cezaevi. Delinmiş olan. Dar, küçük çukur. Küçük hayvan yuvası.

 

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Deli : Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.

Ağıl : Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Eğri : Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.

Gire : Pazar günü: Yarın gire. Pazar günü.

Oku : Küçük armağanlarla yapılan düğün çağrısı. Armağan. Düğün çağrısı yapılan kimselere verilen çay şekeri, kibrit ve benzerleri küçük armağanlar. [Bakınız: okuyucu]. [Bakınız: ohuyuntu]. Düğün çağrıcısı (genellikle kadın). Düğün davetiyesi. Davetiye. Düğün davetiyesi. (Ağıl Eğridir Isparta).

Yon : Uygun. Kez. Culfa adı verilen bez tezgahının içine ok geçen bölümü. (Ağıl Eğridir Isparta).

Diğer dillerde Sık üşer anlamı nedir?

İngilizce'de Sık üşer ne demek ? : plasma