Sınıflama nedir, Sınıflama ne demek

  • Bölümleme

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Birbirine benzeyen nesne, gözlem ve olayları belli bir amaca göre bölümlere ayırma.

Bilimsel terim anlamı:

Kitaplık dermesinde yer alan her türlü gerecin konusunun belirli bir kural gereğince saptanması.

İngilizce'de Sınıflama ne demek? Sınıflama ingilizcesi nedir?:

classification

Sınıflama hakkında bilgiler

Sınıflama ((Osm. tasnif, İng. ve Fr. classification, Alm. Klassifikation)),varlıkları benzer özelliklerine göre birbirinden ayırmak ve sistematik bir şekilde hazırlanmış,düzenlenmiş ve nitelikleri belirlenmiş gruplara(kümelere) atama,dahil etme işlemidir.Aynı grupta yer alan varlıklar benzer özelliklere sahiptir.Sınıflama her bir varlık için sistemli ve düzenli bir atama işlemi gerektirir.Önce oluşturulacak sınıfın özellikleri belirlenir sonra içine o grubun niteliklerini taşıyan varlıklar atanır. Atama işlemi grubun niteliklerine ve grubun oluşturulma amacına bağlıdır.Bu nedenle sınıflamanın ne amaçla yapıldığı büyük önem taşır.

İki tip sınıflama vardır: Doğal sınıflama ve yapay sınıflama. Doğal sınıflama, şeyleri doğal niteliklerine göre, yapay sınıflama ise, isteğe ya da öngürüye göre sınıflara ayırmaktır.

Sınıflama kısaca anlamı, tanımı:

 

Sınıf : Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Derslik. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri.

Sınıflamak : Bölümlemek.

Bölümleme : Bölümlemek işi, sınıflama, tasnif.

Tasnif : Bölümleme.

Benzer : Benzeşim. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Ayırmak : Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Bölmek. Bir yeri bir engelle bölmek.

Sistematik : Sistemli.

Şekil : Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Biçim. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Biçim. Anlatım biçimi. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz.

Nitelik : Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet.