Sıranı nedir, Sıranı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hamur çevirmeye yarayan demir araç.

Madenden, yassı oklava.

Sıranı ile ilgili Cümleler

  • Sıranı bekle, Tom.
  • Sıranı bekle.
  • Tom'a yazılan tüm mektuplar sıranın üzerinde.
  • Sıranın üstündeki kol saati benimkidir.
  • Sıranın arkasına gitti.
  • Sıranın üstünde bir kitap var.
  • Sıranın sonunda durdum.
  • Ali sıranın sonuna yakın duruyordu.
  • Lütfen sıranı bekle.
  • Neden sıranın altındasın?
  • Sıranızı bekleyin.
  • Ali sıranın sonunda duruyordu.
  • Şimdi sizin sıranız.

Sıranı kısaca anlamı, tanımı

Sıran : 1.Ateş küreği. 2.Hamur kesmeye, tekne kazımaya yarayan üçgen biçiminde bir araç, keski. Bir çeşit mantı

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

Çevirme : Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

 

Oklava : Hamur açmakta kullanılan silindir biçiminde uzunca, ince değnek.

Oklav : Oklava.

Yassı : Yayvan ve düz.

Maden : Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş ya da parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Bu mineralden yapılmış. Uyuşturucu, esrar, eroin. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Metal. Maden ocağı veya maden işletmesi. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Okla : Oklava.

Made : Yemek yeme isteği. Mide. Arapça kökenli mâ-adâ: mâda; başka; fazla; gayri.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

 

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

Demi : Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

Diğer dillerde Sıralı yöney uzayı anlamı nedir?

İngilizce'de Sıralı yöney uzayı ne demek ? : ordered vector space