Sagan nedir, Sagan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Büyük yemek tabağı.

Doktor.

Sagan hakkında bilgiler

Sagan, resmi olmayan bir ölçü birimidir. Bir Sagan en az 4.000.000.000'a eşittir. Bunun sebebi, bu birime ilham veren Carl Sagan tarafından söylenmiş olan "Milyonlarca ve milyonlarca (yıldız)" cümlesindeki milyonlarca terimi en az 2 milyon anlamına geldiği içindir. Bilinen galakside 100 Sagan yıldız vardır.

Sagan kısaca anlamı, tanımı

Saga : Tarihsel nitelikte olan kısa ve tek olaylı anlatım türü. bk. doğa sagası, aile sagası, halk sagası, karşıt saga, kişisel saga. karşılığı masal, öykünce, serüven, öykü, öykülem. Eski İskandinav hikâye ve efsanelerine verilen genel ad. Eski İskandinav öykü ve söylencelerine verilen genel ad. (Çoğu XII-XIV yüzyıllarda İzlanda'da yazılmıştır.)

Milyonlarca : Pek çok, çok sayıda.

Cümlesi : Hepsi.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Galaksi : Gök ada.

Yıldız : Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.

 

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Milyon : Bin kere bin, 1.000.000. Bu sayının adı.

Doktor : Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Galak : Boynuz. Tezek yığını. Zurnanın kalın başı. Burun kemiği. Saçta yufka çevirmede kullanılan değnek. Zayıf, bitkin davar (için). Şapka siperliği. Türlü oyunlarda kazanılan sayı. Kilit. Kibir. Görünüş, üst baş. Süzgeç: Şu galağı getir. İhtiyar kadın. Çene altı, gerdan. Erkek at ve eşeğin cinsiyet organı. Değirmende su ayarlama düzeni. (Ziyere Amasya).

 

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Sebeb : Neden.

Resmi : Devletin olan, devlete ait, devletle ilgili, özel karşıtı. Devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan, formel. Samimi olmayan, teklifli, ciddi. görevsel (officiel, öffentlich). -sened : görevsel dayanç, görevsel belgit (öffentliche Beurkundung). -şekil: görevsel biçim. tasfiye: görevsel arıtım. Devletle ilgili olan. Törenle yapılan. Çok ciddi.

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

İlham : Esin. Tanrı'nın, peygamberlerin yüreğine doldurduğu tanrısal âleme özgü duygu ve düşünceler.

Cümle : Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Herkes. Dizge, sistem.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Diğer dillerde Saga türküsü anlamı nedir?

Almanca'da Saga türküsü ne demek ? : sagenlied