Saptanı nedir, Saptanı ne demek
Saptanı; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.
Teknik terim anlamı:
Bir işlem ya da tasarımı gerçekleştirmek üzere saptanan ya da ayrılan iş ya da birim payı.
Saptanı kısaca anlamı, tanımı
Saptanımcı : Saptanımcılık yanlısı kimse
Saptanır biçimsel dizge : Kanıtsavları saptanır bir küme oluşturan biçimsel dizge.
Saptanır kuram : Mantıkça kapalı önerme kümesi saptanır olan kuram.
Saptanır küme : İlgili evrenin herhangi bir öğesinin kendi öğesi de olup olmadığı sonlu sayıda adımla belirlenebilen küme. Ayırt edici izergesi işlemlenebilir olan birdeyim kümesi saptanır bir kümedir. bk. yinelgen küme.
Saptanır mantıksal dizge : Kapsadığı biçimsel dilin mantıkça doğru önermeleri saptanır bir küme oluşturan mantıksal dizge. Geçerli çıkarımlarının geçerliliğini geçersiz çıkarımlarının da geçersizliğinin denetlenebilmesini sağlayan mantıksal dizge. Örnek: Doğrusal eklemler mantığı, birli yüklemler mantığı saptanır dizgelerdir.
Saptanım : Saptanma işi.
Saptanımcılık : Hayvan türlerinin değişmeyip hep aynı durumda kaldığını ileri süren öğreti, türlerin saptanımı öğretisi.
Saptanış : Saptanma işi.
Gerçekleştirmek : Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.
Gerçekleştirme : Gerçekleştirmek işi, realizasyon.
Tasarım : Zihinde canlandırılan biçim, tasavvur. Daha önce algılanmış olan bir nesne veya olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası. Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn. Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
Tasarı : Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim. Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha.
Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Gerç : Eğlenme, alay.
Diğer dillerde Saptanı anlamı nedir?
İngilizce'de Saptanı ne demek ? : contingent

Bu kısımda Saptanı nedir? Saptanı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Saptanı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Saptanı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.