Scaling down türkçesi Scaling down nedir

Scaling down ingilizcede ne demek, Scaling down nerede nasıl kullanılır?

Scaling : Tırmanma. Pullarını ayıklama. Yükselme. Soyma. Seviyelendirme. Pul çıkarma. Taş tutma. Nesne ya da özellikleri nitel kesimlere ya da bölütlere ayırmakla kalmayarak sıra, eşit aralık ve oran ilişkileri içinde dile getirmek üzere başvurulan nicelleştirme yolu. Kefeli taşı ile düşürme.

Down : Çökmek. Boyunca. Yere sermek. Bozuk. Yere yıkmak. Düşürmek. Çabucak içmek. Aşağısına doğru. Aşağı.

Scaling assumptions : Ölçekleme sayıltıları. Ölçekleme yordamının ya da ölçekle ölçme işleminin temelinde yatan ve örtük olarak geçerli sayılan sayıltılar; a. süreklilik, b. tekboyutluluk ya da türdeşlik, c. doğrusallık.

Scaling choices : Bir değişkenin çeşitli dirillerine ilişkin değer ya da seçenekler sunarak ve ölçüm boyutunu değişik düzeylerde ölçekleyerek sıklık ya da yoğunluğu saptamaya elveren yapılaştırma. bk. yapılı soru. Seçenekleri ölçekleme.

Scaling circuit : Sayı bölücü devre.

Scaling factor : Bölme katsayısı. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Ölçekleme faktörü. Ölçeklem katsayısı. Ölçekleme katsayısı. Ölçek. Bir sorun'un çözümünde elde edilecek sonucun, makinece deyimlenebilecek sınırlar içinde elde edilmesi için, çarpıldığı katsayı; ölçek. Ölçekleme oranı.

 

İngilizce Scaling down Türkçe anlamı, Scaling down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scaling down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collapse : Katlanmak. Yıkılmak. Katlamak. Başarısız olmak. Çökertme. Başarısızlık. Yığılmak. Güçten düşme. Yıkılış. Çökmek.

Be reduced : Küçülmek.

Alleviates : Hafiflemek. Dindirmek. Yüreğine su serpmek. Hafifletmek. Teskin etmek. İçine su serpmek. Yatıştırmak. Bastırmak.

Allayed : Sakinleştirmek. Gidermek. Dindirmek. Bastırmak. Yatıştırmak. Hafifletmek.

Deduct : Eksiltmek. Çıkarmak. Hesaptan indirmek. Tenzil etmek. Hesaptan düşmek.

Collapsing : Suya düşmek. Cesaretini yitirmek. Yıkılmak. Portatif olmak. Başarısız olmak. Göçertme. Çökmek. Göçme. Ciğerlerine hava gitmemek.

Abating : Azaltma. Hafifleme. Yatıştırma. Azalma. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Hafiflemek. Dindirmek. Yatıştırmak.

Alleviated : Yatıştırmak. Teskin etmek. Hafifletmek. Dindirmek. Bastırmak. Teskin edilmiş.

Bate : Nefes kesmek. Gazap. Tutmak (nefes). Yoğunluğu azaltmak. Hiddet. Kesmek (nefes). Kuvveti kesilmek. Nefes tutmak.

Appease : Gidermek. Açlığını gidermek. Hafifletmek. Doyurmak. Gönlünü almak. Dindirmek. Gidermek (açlık). Bastırmak (açlığı vb). Sakinleştirmek. Tatmin etmek.

Scaling down synonyms : allay, degrades, derogate, derogates, abridging, be on the wane, decreases, be lowered, curtails, deducts, curtailing, bashes, decreased, deflated, condescended, demeans, become smaller, detract from, cause to fall, deflates, depresses, alighting, blow in, degrade, bring down, deflating, decrease, be down, curtail, appeases, crashed, clouts, belittles.