Scants türkçesi Scants nedir

Scants ingilizcede ne demek, Scants nerede nasıl kullanılır?

Descants : En yüksek ses. Şarkı söylemek. Hararetli okuma. Hararetle okumak. Birkaç sesle okunan parçada en yüksek ses. Beste. En yüksek sesten şarkı söylemek.

Discants : En ince kadın veya çocuk sesi. Parça halinde şarkı söylemek. Şarkı söylemek. Ahenkleştirmek.

Scant of : Eksik. Az olan.

Scant : Sınırlı. Kifayetsiz. Dikkatsiz bir biçimde çalışmak. Az miktarda vermek. Kısıtlamak. Özensiz çalışmak. Kısıtlı. Dar. Sınırlamak. Zar zor yeten.

Scanted : Kısıtlı. Kısıtlamak. Daraltmak. Kifayetsiz. Az miktarda vermek. Sınırlamak. Sınırlı. Dikkatsiz bir biçimde çalışmak. Dar. Özensiz çalışmak.

Scantiest : Kıt. Pek az. Eksik. Az. Yetersiz. Kısa iç çamaşırı. Sınırlı. Kısıtlı. Bayan külodu. Bereketsiz.

Scantiness : Yetersizlik. Azlık. Darlık. Kısıtlılık. Kifayetsizlik. Kıtlık.

Scantier : Az. Bereketsiz. Sınırlı. Yetersiz. Eksik. Dar. Kısıtlı. Kısa iç çamaşırı. Kıt. Pek az.

Scantlings : Parça. Az miktar. Ahşap gövde elemanları. Uzun ve ince kereste veya kalas. Küçük miktar. Kırıntı.

Scantling : Parça kereste. Küçük kereste. Parça. İnce tahta. Az miktar. Numune. Kısa boy kereste. Kırıntı. Küçük miktar. Uzun ve ince kereste veya kalas.

 

İngilizce Scants Türkçe anlamı, Scants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Restrict : Tahdit etmek. Sınırlama getirmek. Bağlamak. Sınırlandırmaya tabi tutmak. Sınırlandırmak. Kayıtlamak. Hasretmek.

Contract : Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Daralmak. Buruşturmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bağıtlaşmak. Mukavele. Sözleşme yapmak. Kasmak. Anlaşma yapmak.

Limiteds : Sayılı. Sınırlı sorumlu (şirket). Belirli. Ekspres. Mahsur. Ekspres tren. Hudutlarla sınırlı. Belirlenmiş.

See : Anlamak. Geçirmek. Yerinde görüm. Farkına varmak. Kavramak. Dikkat etmek. Yolcu etmek. Papalık. Piskoposluk.

Insufficient : Yeterli olmayan. Kıt. Yetersiz. Yeterli değil. Eksik. Az. Ehliyetsiz.

Clinging : Sıkı. Yapışan giysi. Sıkan. Ahtapot gibi. Yapışkan. Çok bağlı. Sarılan. Tırmanış. Tırmanma.

Contracted : Büzülen. Kasılmış. Pazarlığı edilmiş. Kontratlı. Kısaltılmış. Sözleşmeli. Büzülmüş. Büzük. Kısalmış.

Limit : Belirlemek. Sınırlama getirmek. Sınır koymak. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. (ing. boundary) evreleri birbirinden ayıran yüzey. Limitlerini belirlemek. Sürekli, sonsuz bir değişmenin en son varacağı yer. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Contracts : Sözleşmeler. Daralmak. Kasılmak. Sözleşme yapmak. Kasmak. Kontrat yapmak. Mukavelat.

Astrict : Tutturmak. Bağlamak.

Scants synonyms : circumscribe, light, reduced, bothers, bounds, called off, inconclusive, call off, glance over, finite, narrower, close fitting, localized, scanted, astricted, attenuate, examine, restricted, localised, circumscribed, definite, rake, penurious, limitative, short, deficient, conscribe, constricts, narrowest, inadequate, bothering, exiguous, liny.

Scants zıt anlamlı kelimeler, Scants kelime anlamı

Sufficient : Uygun. Yeter. Nitelikli. Kafi. Elverişli. Yeteri kadar. Kafi derecede. Yeterli. Yeterli kalite.

Ample : İri. Etraflı. Gerektiğinden çok. Büyük. Yeterli. Çok. Bol bol yetecek kadar. Geniş. Kafi. Bol.