Schiffbazı nedir, Schiffbazı ne demek

Schiffbazı; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir aminoasidin amino grubuyla bir aldehitin karbonil grubu arasından bir mol su ayrılmasıyla ortaya çıkan yapı.

Schiffbazı anlamı, kısaca tanımı

Karbonil grubu : Oksijene çift bağla bağlı bir karbonu olan grup. Aldehitler; RCHO, ketonlar; RCOR (veya RCOR') bu grubun üyeleridir. -C=O ile gösterilen kimyasal bir grup

Amino grubu : -NH2 şeklinde gösterilen bir kimyasal grup; bir proton eklenmesiyle bazik olan -NH+3 teşekkül eder. NH2 biçiminde gösterilen ve bir proton eklenmesiyle bazik olan, NH3 biçimine dönüşen kimyasal bir grup. Kimyasal olarak NH2 biçiminde gösterilen, bir protein eklenmesiyle bazik –NH+3 oluşan kimyasal grup.

Karbonil : Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Aldehit : Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

 

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Karbo : Odun kömürü, bitkisel ya da hayvansal kömür.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Amin : Amonyaktaki hidrojen yerine, tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adı.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Mol : Ev. -gil anlamında çoğul eki : Hasanmola gittik. Ağaç sürgünü, fışkın. Ağaçların ince dalları. Hayvanlara yedirilmek için toplanan, kayın, kestane, kızılağaç, fındık ve benzerleri ağaçların yaprakları. Melez köpek. Sürgün. Bir Avogadro sayısınca molekül içeren özdek niceliği. Avogadro sayısı kadar tanecik içeren madde miktarı. Karbon-12'nin 0,012 kg.'ında bulunan atom sayısı kadar molekül içeren madde miktarı. Avogadro sayısı. Bir maddenin gram olarak molekül ağırlığı veya gram olarak atom ağırlığı.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Schiffbazı anlamı nedir?

İngilizce'de Schiffbazı ne demek ? : schiff base