Secretin türkçesi Secretin nedir

  • Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreası sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptid hormonu.
  • İnce bağırsakta üretilen ve pankreas sıvılarının ve ödün salgılanmasını uyaran hormon (biyokimya).
  • Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreası sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptit hormonu.
  • Sekretin.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Secretin ingilizcede ne demek, Secretin nerede nasıl kullanılır?

Secreting : Gizleme. Sızdıran. Çıkaran. Salgılayan. Yayan.

Secretion : Ketumiyet. Saklama. Salgı. Salgılanma. Salgılama. Salgı bezi tarafından salgılanan madde. Salgı bezinin kendine özgü salgı meydana getirmesi, sekresyon. Bir bez ya da bez hücresinin salgı çıkarması. sekresyon. Bir bez veya bez hücresinden meydana getirilip çıkarılan sıvı ya da maddeler. sekresyon.

Secretion granules : Işık mikroskobu ile tanecikler halinde görülen, salgı yapan hücrelerin sitoplazmasında bir zarla çevrili salgı maddesi. sekresyon granülleri. Salgı granülleri.

Secretions : Salgı. İfrazat. Salgılama. Gizleme. Saklama. Sır tutma.

Secretive : Sır tutabilen. Sır vermez. Ağzı kenetli. Kapalı kutu. Ketum. Sıkı ağızlı. Ağzı sıkı. Gizli kapaklı. Gizemli. Sır küpü.

 

Be secretive about : Ağzı sıkı olmak. Gizli tutmak. Kimseye söylememek.

Internal secretion : İç salgı. Kan akımına hormon salgılaması. İç salgı bezinin doğrudan kana karışan salgısı, hormon. İçsalgı.

Pulsatil secretion : Pulsatil salgılanma. Pubertadan sonra gonadotropin salıverici hormonun ve buna uyarak da fsh ve lh salıverilmesinin ortalama 80 dakikalık bir siklus göstermesi ve bu hormonların salgılanma hızının 70-100 dakikada bir maksimuma çıkarak salgılanması.

Cytocrine secretion : Hücreden hücreye yapılan salgılama. Sitokrin salgılama.

Lacrimal secretion : Gözyaşı ifrazatı.

İngilizce Secretin Türkçe anlamı, Secretin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Secretin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

 

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Acacia : Akasya. Mimoza. Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Secretin synonyms : gastrointestinal hormone, gi hormones, aardvarks, a protein, aardwolf, abo blood groups system, abductor muscle, abramis zone.