Seeds türkçesi Seeds nedir

Seeds ile ilgili cümleler

English: Fruits have seeds in them.
Turkish: Meyvelerin içlerinde tohumları vardır.

English: Ali planted some flower seeds in his garden.
Turkish: Ali bahçesinde bazı çiçek tohumları ekti.

English: I eat sunflower seeds all day.
Turkish: Ben bütün gün ayçekirdeği yedim.

English: Farmers sow grain seeds in spring.
Turkish: Çiftçiler, tahıl tohumlarını ilkbaharda ekerler.

English: In order to sprout, seeds need air and water.
Turkish: Filizlenmek için, tohumların hava ve suya ihtiyacı var.

Seeds ingilizcede ne demek, Seeds nerede nasıl kullanılır?

Leguminous seeds : Bakla, bezelye, burçak, fiğ, mürdümük ve soya gibi baklagil bitkilerinin tohumları. Baklagil tohumları.

Melon seeds : Kavun tohumu.

Sesame seeds : Susam.

Set seeds : Tohum açmak.

Sunflower seeds : Ayçekirdeği.

Seedsmen : Tohumcu.

Aniseeds : Anason. Anason tohumu.

Birdseeds : Kuş yemi.

Seedsman : Tohum satıcısı. Tohumcu.

Watermelon seeds : Karpuz tohumları. Karpuz tohumu. Karpuzdan elde edilen ve yenilebilir de olan küçük siyah tohum veya çekirdek. Karpuz çekirdekleri.

İngilizce Seeds Türkçe anlamı, Seeds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seeds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Seed coat : Testa. İntegümentlerin gelişerek meydana getirdiği gömlek şeklinde embriyoyu koruyan sert tabaka. tohum gömleği. Bir tohumu kaplayan. Tohum kabuğu. Bir tohumun kabuğu. Tohum zarfı.

Endosperm : Besi dokusu. Tohum çimlenip ilk yaprakları oluşuncaya kadar geçen sürede gerekli besini sağlayan doku. endosperm. Besidoku. Tohumun embriyo hariç içini dolduran nişastalı esas kısmı. Endosperm. Besi doku. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Bean : Fasulye. Şekerfasulyesi. Akıl. Çekirdek (kahve vb). Tohum. Adam. Metelik. Saksı (kafa). Dost.

Incentive : İstemli bir davranışa yol açan baskın güdü. Saika. Mükafat. Dürtü. Teşvik etme. Özendirme. Teşvik. Belirli bir iktisadi veya sosyal amaca ulaşabilmek için maddi destek ve hukuki kolaylıklar biçiminde verilen ödül. Güdü. İsteklendirme.

Conker : At kestanesi. Atkestanesi.

Caryopsis : Karyops. Tahıl ürünleri veya otlar tarafından üretilen tohumlara benzeyen kuru meyve. Buğdaysı meyve.

Beginning : Başlangıç. İlk adım. Başlangıç noktası. Baş. İptida. Esas. Milad. Başlangıç çekidi. Neşet.

Oilseed : Yağlı tohum. Yağ tohumu. İçinden yağ çıkarılan tohum (pamuk tohumu gibi).

Testa : Testa. Tohumun sert kabuğu. Tohum kabuğu. İntegümentlerin gelişerek meydana getirdiği gömlek şeklinde embriyoyu koruyan sert tabaka. tohum gömleği. Tohum zarfı.

Inducements : Tahrik. Yönlendirme. İkna. Teşvik. Vesile. Rüşvet verme. Sebep. Rüşvet. Kandırma.

Seeds synonyms : nicker nut, ash key, safflower seed, nicker seed, bonduc nut, jumping bean, jumping seed, ivory nut, oil rich seed, mexican jumping bean, vegetable ivory, cohune nut, edible seed, coquilla nut, neem seed, babassu nut, pip, job's tears, apple nut, fountain, inducement, genesis, coffee bean, descent, fonts, pericarp, grain, derivations, font, causatively, horse chestnut, meat, kernel.

 

Seeds zıt anlamlı kelimeler, Seeds kelime anlamı

Well : Sahne altı üçüncü bodrum. Uygun. Yerinde. Şanslı. Memba. Kaynak. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Kuyu. Peki. İyi.